Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ıf" olan, toplam 58 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ıf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ıf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ıf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİRİNCASIF, MUTASARRIF, MUTASAVVIF, MÜTEVAKKIF
YENİVAKIF, HOCAVAKIF, AKÇAVAKIF
KANDIRIF, GANDIRIF, ÇIHARDIF, MUTTASIF
GEDAYIF, PASARIF, KADAYIF, MASARIF, MUSEYIF, MITIRIF, GADAYIF, KEDAYIF, ÇIHADIF
MANGIF, MADRIF, BAŞKIF
LADIF, KAYIF, KASIF, ZINIF, MATIF, VAHIF, SIRIF, MAYIF, NASIF, TARIF, SAYIF, SILIF, HIRIF, HARIF, HAYIF, GILIF, KILIF, GIDIF, GALIF, ÇITIF, NISIF, SINIF, VAKIF, VASIF, ZAYIF
ATIF, ALIF, ASIF, AYIF
MIF, ŞIF, CIF, GIF, KIF
IF
IF
Başlatma faktörleri.
MUTASARRIF
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.
KANDIRIF
Sabanı boyunduruğa bağlayan "u"biçiminde kayış ya da eğri ağaç.
PASARIF
Pislik, süprüntü.
MUTASAVVIF
Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, İslam gizemcisi, sufi.
ÇIHARDIF
Çıkartıp.
MASARIF
Masraf.
BİRİNCASIF
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki.
MUTTASIF
Nitelenmiş, nitelikli, vasıflı.
GANDIRIF
Sabanı boyunduruğa bağlayan ağaç.
AKÇAVAKIF
Çankırı ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GEDAYIF
Kadayıf. Arapça kökenli katâif: kadayıFar.
KADAYIF
Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek.
YENİVAKIF
Düzce ilinde, Çilimli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MÜTEVAKKIF
Gerçekleşmesi bir şeye bağlı bulunan.
HOCAVAKIF
Kastamonu ili, Hanönü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde IF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
AMFİBYUMLAR
Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
ARIK
Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ALTMIŞAR
Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ANAHTARLIK
Anahtarların kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri vb.nden yapılmış olan halka veya kılıf.
ALTMIŞINCI
Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ARİSTOKRASİ
Soylu erki. Soylular sınıfı.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AMİPLER
Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.
ARGIN
Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.
ATLI
Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).
AMİT
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ARIKLIK
Zayıflık, sıskalık.