İŞTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "işta" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. işta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu işta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde işta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

İŞTAHLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

İŞTAHLANDIRMA

11 harfli kelimeler

İŞTAHLANMAK, İŞTAHSIZLIK

10 harfli kelimeler

İŞTAHLANMA, İŞTAHLILIK, İŞTAHSIZCA

9 harfli kelimeler

İŞTAHLICA, İŞTAHTASI

8 harfli kelimeler

İŞTAHSIZ

7 harfli kelimeler

İŞTAHLA, İŞTAHLI, İŞTALAK, İŞTAMPA

5 harfli kelimeler

İŞTAH

4 harfli kelimeler

İŞTA

Bazı kelimelerin anlamları

İŞTA

İşte!.

İŞTAHLA

Büyük bir istekle.

İŞTAHLANMA

İştahlanmak işi.

İŞTAHLANDIRMAK

İştahını uyandırmak, iştahlanmasını sağlamak.

İŞTAHLANMAK

İştahı uyanmak veya artmak. İsteği, arzusu artmak.

İŞTAHLICA

İştahlı bir biçimde.

İŞTAHLILIK

İştahlı olma durumu.

İŞTAMPA

Badanacılarca kullanılan, duvarda nakış yapmaya yarayan, mukavva üzerine çizilerek oyulmuş çiçek ve benzerleri şekiller.

İŞTAH

Yemek yeme isteği. Cinsel istek ya da arzu.

İŞTAHTASI

Kunduracıların iş yaparken dizlerinin üstüne koydukları tahta. (Aksaray Niğde).

İŞTALAK

Pekmez yapılacak şırayı süzmeye yarayan torba.

İŞTAHLANDIRMA

İştahlandırmak işi.

İŞTAHSIZ

Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.

İŞTAHSIZLIK

İştahsız olma durumu.

İŞTAHLI

İştahı olan, boğazlı. İstekli bir biçimde. İstekli, arzulu.

İŞTAHSIZCA

İştahsız bir biçimde.

  -   -   -  

Anlamında İŞTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DARIFÜLFÜL

Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).

OBRUK

Çok yemek yiyen, çok iştahlı. İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu. İçbükey. Delik.

APARATİF

İştah açıcı, iştah ilacı, aperitif.

SIVANMAK

Sıvama (I) işi yapılmak. İştahla yemek. Sıvama (II) işi yapılmak. Bir işe girişmek.

AŞARIK

İştahlı. Yemeklik.

ABÜKLÜM

Yaprakları geriye doğru kıvrık, tadı acı ve iştah verici bir ot.

KANTİYANE

Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana).

İŞTİHA

İştah.

MÜŞTEHİ

Bir şey için çok istek gösteren, istekli. İştahlı.

AKAGAN

Çabuk meyleden, sebatsız, maymun iştahlı.

TIKANMAK

Tıkama işine konu olmak. Soluk alamamak, soluğu kesilmek. İştahı kalmayıp yemek yiyememek.

BASİNMAK

İştahla yemek, tıkınmak.

ALATA

Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.

BOĞAZLI

Boğazı olan. Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı.

ANOREKSİ

İştahsızlık.

AFAJİ

Hipotalamusta bulunan tokluk merkezinin uyarılması veya açlık merkezinin tahrip edilmesi sonucu çok iştah açıcı yiyecekler olsa bile hayvanın yiyeceği reddetmesi veya yememesi. Yutma yeteneğinin kaybolması.

CACIK

Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.

APETİT

İştah.

AKKIN

Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.

BOĞAZSIZ

Boğazı olmayan. Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse).