Sonu İŞEME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işeme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işeme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında işeme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işeme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İŞEME

İşemek işi.

DİŞEME

Dişemek işi.

  -   -   -  

Anlamında İŞEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAVRUK

Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.

BAŞARAT

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.

ASETAZOLAMİD

Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

KAŞANMAK

Hizmet ve binek hayvanları durup işemek.

KÜSMEK

Darılmak. Görevini yerine getirememek. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.

AKTUTMA

Albümin işeme.

AGENEZİS

Bir organın embriyolojik gelişim döneminde hiç gelişememesi, olmaması, tamamen biçimlenmemiş olması veya yokluğu, oluşmama. Erkekte spermatogenezis veya dişide oogenezisin yokluğu.

YAYA

Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

SİYMEK

Kedi, köpek işemek.

ÇÖĞDÜRMEK

İşemek. İleri doğru fışkırtmak.

KAVRULMAK

Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.

SIR

Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

İŞETMEK

İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak.

ANTİDİÜRETİK

İşemeyi engelleyen.

ATDIRMAK

Fırlatmak. Boşalmak, fışkırmak. Attırmak; (erkekler için) ayakta işemek.

ADDIRMAK

Bir sıvıyı fışkırtmak. Küçük çocuklar sidiği ileri doğru fışkırtarak işemek.

KAŞAN

Hizmet veya binek hayvanları durup işeme.

ÇALGIN

Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Kötürüm, inmeli, sakat.