Sonu İŞEME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işeme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işeme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında işeme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işeme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İŞEME

İşemek işi.

DİŞEME

Dişemek işi.

  -   -   -  

Anlamında İŞEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞARAT

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.

ÇALGIN

Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Kötürüm, inmeli, sakat.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

AKTUTMA

Albümin işeme.

ÇÖĞDÜRMEK

İşemek. İleri doğru fışkırtmak.

ADDIRMAK

Bir sıvıyı fışkırtmak. Küçük çocuklar sidiği ileri doğru fışkırtarak işemek.

YAYA

Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

KAVRUK

Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

ATDIRMAK

Fırlatmak. Boşalmak, fışkırmak. Attırmak; (erkekler için) ayakta işemek.

AGENEZİS

Bir organın embriyolojik gelişim döneminde hiç gelişememesi, olmaması, tamamen biçimlenmemiş olması veya yokluğu, oluşmama. Erkekte spermatogenezis veya dişide oogenezisin yokluğu.

İŞETMEK

İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak.

KAVRULMAK

Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.

SİYMEK

Kedi, köpek işemek.

KÜSMEK

Darılmak. Görevini yerine getirememek. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.

KAŞANMAK

Hizmet ve binek hayvanları durup işemek.

SIR

Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

ANTİDİÜRETİK

İşemeyi engelleyen.

KAŞAN

Hizmet veya binek hayvanları durup işeme.

ASETAZOLAMİD

Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.