İçinde İŞEME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "işeme" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde işeme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu işeme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında işeme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İŞEME

İşemek işi.

DİŞEME

Dişemek işi.

KİYİŞEMEMEK

Kıyamamak.

KEMDİŞEMEK

Ağız eğmek, söyleneni yineleyerek alay etmek.

DİŞEMEK

Diş çıkarmak.

İŞEMEK

İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak.

  -   -   -  

Anlamında İŞEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIR

Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik. Bir amaca ulaşmak için kullanılan, başvurulan özel ve gizli yöntem. Bir işin, bir şeyin dikkat, yetenek, deneyim ve sezgi yardımıyla kavranabilen en zor, en ince yanı. Varlığı veya bazı yönleri açığa vurulmak istenmeyen, gizli kalan, gizli tutulan şey. Aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen şey, giz, gizem. Aynaların arkasına ve kaplama metal eşyanın yüzüne sürülen ince tabaka.

KAŞANMAK

Hizmet ve binek hayvanları durup işemek.

ÇÖĞDÜRMEK

İşemek. İleri doğru fışkırtmak.

BAŞARAT

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi: Başaratım bağlandı da vaktinde yetişemedim. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan.

ATDIRMAK

Fırlatmak. Boşalmak, fışkırmak. Attırmak; (erkekler için) ayakta işemek.

KAŞAN

Hizmet veya binek hayvanları durup işeme.

AGENEZİS

Bir organın embriyolojik gelişim döneminde hiç gelişememesi, olmaması, tamamen biçimlenmemiş olması veya yokluğu, oluşmama. Erkekte spermatogenezis veya dişide oogenezisin yokluğu.

KÜSMEK

Darılmak. Görevini yerine getirememek. Gelişememek, büyüyememek. Bir madde, herhangi bir sebeple istenilen niteliğini yitirmek.

ANTİDİÜRETİK

İşemeyi engelleyen.

KAVRULMAK

Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.

KAVRUK

Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.

SİYMEK

Kedi, köpek işemek.

ADDIRMAK

Bir sıvıyı fışkırtmak. Küçük çocuklar sidiği ileri doğru fışkırtarak işemek.

GERİ

Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Eksik gösteren (saat). Hayvanda boşaltım organının dışı. Bir şeyin sona kalan bölümü. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Geriye doğru. Geçmiş, mazi.

AKTUTMA

Albümin işeme.

ÇALGIN

Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Kötürüm, inmeli, sakat.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

YAYA

Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

ASETAZOLAMİD

Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.

İŞETMEK

İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak, çiş yaptırmak.