Sonu İZA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iza" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iza ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında iza olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iza olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KOLEORİZA

8 harfli kelimeler

MİKORİZA, MUTARİZA, BEDALİZA

7 harfli kelimeler

SÜTLİZA, PRANİZA

6 harfli kelimeler

EHDİZA, KORİZA, İNTİZA, İBDİZA, FARİZA, EKŞİZA, İKTİZA

5 harfli kelimeler

ELİZA, ARİZA

4 harfli kelimeler

FİZA, PİZA, RİZA, TİZA, BİZA, NİZA, MİZA, HİZA

3 harfli kelimeler

İZA

Bazı kelimelerin anlamları

İZA

Hiza.

BEDALİZA

Kelebek.

İBDİZA

İptida, önce.

KORİZA

Burun müköz zarlarından aşırı derecede salgının salınması.

MİKORİZA

Bazı bitkilerin kökleri ile topraktaki özel mantarların oluşturduğu simbiyotik birlik. Ektomikoriza ve endomikoriza olmak üzere iki tipi bulunur.

PRANİZA

Gnathiidae alt sınıfında bulunan, balıklarda parazitlenen ve kanla beslenen larva.

EKŞİZA

Ekşi, yenmeyen bir çeşit ot.

MUTARİZA

Yay ayraç.

FARİZA

Tanrı buyruğu. İslam hukukuna uygun bir biçimde mirasçılara düşen pay. Yapılması gerekli ödev, görev.

SÜTLİZA

Süt gibi ak bir kuş.

İKTİZA

Gerekli olma, gerekme.

İNTİZA

İntizar, beddua.

ARİZA

Yüksek bir makama sunulan mektup veya dilekçe.

ELİZA

Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.

KOLEORİZA

Buğdaygiller (Gramineae) gibi çimensi yapıdaki bitkilerde kökün üretken olan uç kısmını çevirerek koruyan kın şeklindeki yapı.

EHDİZA

Arapça kökenli iktizâ: iktiza.

  -   -   -  

Anlamında İZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARAPÇALAŞTIRMA

Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.

CUMBA

Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. Eski evlerde pencere hizasından sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

BAĞDAŞMAK

Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek. Bağdaş kurup oturmak. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

CAİZE

Şairlerin kasidelerle övdükleri büyükler tarafından kendilerine verilen bahşiş. Yazıda bir sözün olduğu gibi tekrarlandığını göstermek için alt hizasına konulan tırnak biçimindeki noktalama işareti. Yol yiyeceği, azık.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AÇIKLAMA

Açıklamak işi, izah.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AĞIRLAMA

Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.

BAĞILLIK

Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.

ANLATMAK

Bilgi vermek, izah etmek. Nakletmek. Bir konu üzerinde açıklama yapmak, açıklamada bulunmak.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

AVURT

Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü.

ÇAĞDAŞLAŞMA

Çağdaşlaşmak işi, çağcıllaşma, modernleşme, asrileşme, muasırlaşma, modernizasyon.

BAĞDAŞMA

Bağdaşmak işi, imtizaç.