Kelimeler arşivi içinde; sonunda "itik" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. Sonu itik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında itik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde itik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BRONKOSPAZMOLİTİK
SEMPTOMATOLİTİK
KOLLAJENOLİTİK, HİPERPARAZİTİK
ANTİPARAZİTİK, ANTİPARALİTİK, ANTİPİRÜRİTİK, ANTİHEMOLİTİK, ANTİFAGOSİTİK
FİBRİNOLİTİK, ANTİNEFRİTİK, ANKSİYOLİTİK, GRANÜLOSİTİK, HİPERPOLİTİK, PREPARALİTİK, PSÖDOPOLİTİK, ZOOPARAZİTİK
ANTİSEMİTİK, BRONKOLİTİK, BİPARAZİTİK, ANTİRAŞİTİK, KERATOLİTİK, PROTEOLİTİK, SPAZMOLİTİK, ANTİNÖRİTİK, ADRENOLİTİK
ANAPOLİTİK, LENFOSİTİK, NEFROLİTİK, HİDROLİTİK, OSTEOLİTİK, PALEOLİTİK, PEPTOLİTİK, KALKOLİTİK, SAPROFİTİK, JEOPOLİTİK, TİMPANİTİK, AMİLOLİTİK
KATALİTİK, PİYELİTİK, PARAZİTİK, PARALİTİK, VAGOLİTİK, LİPOLİTİK, MUKOLİTİK, CADIBİTİK, ENDOLİTİK, HOLOFİTİK, FAGOSİTİK, OTOKRİTİK, FOTOLİTİK, HEMOLİTİK
ANALİTİK, RABDİTİK, EPİLİTİK, OTOLİTİK, NEOLİTİK, NEFRİTİK, PALMİTİK, APOLİTİK
RAŞİTİK, POLİTİK, SEMİTİK, NERİTİK, TAKİTİK, ŞİPİTİK
KRİTİK, ERİTİK
TİTİK, VİTİK, PİTİK, YİTİK, BİTİK, SİTİK, FİTİK, MİTİK, KİTİK
İTİK
İTİK
Kayıp, yitik.
ANTİFAGOSİTİK
Fagositozu önleyici.
BRONKOSPAZMOLİTİK
Bronşlardaki spazmı çözen ilaç.
PREPARALİTİK
Felçten önce olan, felç öncesi.
KOLLAJENOLİTİK
Kollajen'in erimesine neden olan, kollajeni eriten.
ANTİNEFRİTİK
Böbrek hastalığına karşı olan, böbrek hastalığını önleyen.
SEMPTOMATOLİTİK
Klinik belirtilerin kaybolmasına neden olan veya klinik bulguları yok eden.
FİBRİNOLİTİK
Damar içinde oluşan trombüsü eriten ve böylece trombozla tıkanmış damarı açan ilaç, trombolitik ilaç.
HİPERPOLİTİK
Halkaları olgunlaşmadan kopan ve bağırsak lümeninde belirli bir süre kalıp olgunlaştıktan sonra atılan sestodlar.
GRANÜLOSİTİK
Granülositlere ait olan.
ANTİPİRÜRİTİK
Kaşıntı önleyici.
ANTİPARALİTİK
Felç hastalığını düzelten.
ANTİPARAZİTİK
Antiparazit.
ANTİHEMOLİTİK
Hemolizi önleyen, durduran.
ANKSİYOLİTİK
Canlılarda strese bağlı olarak oluşan belirtileri ortadan kaldıran ilaç.
HİPERPARAZİTİK
Bir parazitin üzerinde parazit olarak yaşayan, biparazitik.
Bu bölümde tanımı içerisinde İTİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FRAKSİYON
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.
İNAN
İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.
İDEOLOJİ
Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.
EROZYON
Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma, aşınım, itikâl. Değer veya saygınlık kaybetme.
GAZETE
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın. Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer.
BİTİKLİK
Bitik olma durumu.
GIYAP
Yokluk, bulunmama, yitiklik.
FEDERASYON
Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.
ÇÖZÜMLEMELİ
Çözümlemeye dayanan, çözümle ilgili, çözümsel, tahlilî, analitik.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
ETKİNCİ
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist.
GLASNOST
Açıklık politikası.
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit.
ELEŞTİRİ
Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
DİPLOMAT
Dış politikayla uğraşan ve ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kimse. İlişkilerinde kurnaz, becerikli olan. Teksir yapmak için kullanılan bir mumlu kâğıt türü.
ETKİNCİLİK
Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştirme, aktivizm. İnsan hayatı ve düşüncesinde başlıca gerçekliğin etki ve eylem olduğunu öne süren öğreti ve dünya görüşü, aktivizm.
İNANÇ
Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Birine duyulan güven, inanma duygusu. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat.