Kelimeler arşivi içinde; başında "inan" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. inan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu inan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNANDIRABİLMEK, İNANCALANDIRMA, İNANDIRIVERMEK
İNANDIRABİLME, İNANMAZLANMAK, İNANDIRIVERME, İNANDIRICILIK
İNANILMAZLIK, İNANDIRILMAK
İNANABİLMEK, İNANCALAMAK, İNANIVERMEK, İNANÇSIZLIK, İNANDIRILMA
İNANDIRMAK, İNANDIRICI, İNANABİLME, İNANIVERME, İNANMAZLIK, İNANSIZLIK, İNANÇSIZCA, İNANÇLILIK
İNANSİYON, İNANÇLICA, İNANCALIK, İNANDIRMA, İNANIRLIK, İNANILMAK, İNANILMAZ, İNANCILIK
İNANÇSIZ, İNANILMA
İNANMAK, İNANMIŞ, İNANDIK, İNANGAN, İNANSIZ, İNANÇLI
İNANÖZ, İNANCA, İNANIR, İNANMA, İNANLI, İNANCE, İNANCI, İNANIŞ, İNANDI
İNANI, İNANÇ
İNAN
İNAN
İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.
İNANDIRILMAK
İnanması sağlanmak.
İNANDIRABİLME
İnandırabilmek işi.
İNANÇSIZLIK
İnançsız olma durumu, inansızlık, imansızlık, itikatsızlık.
İNANDIRIVERMEK
Çabucak inandırmak.
İNANILMAZLIK
İnanılmaz olma durumu.
İNANDIRIVERME
İnandırıvermek işi.
İNANDIRILMA
İnandırılmak işi.
İNANMAZLANMAK
inanmaz görünmek, inanmaz vaziyeti almak.
İNANDIRABİLMEK
İnandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
İNANDIRMAK
İnanmasını sağlamak.
İNANDIRICILIK
İnandırıcı olma durumu.
İNANCALAMAK
te'min etmek.
İNANCALANDIRMA
İnançlı duruma sokmak, güvenlik verme.
İNANIVERMEK
Çabucak inanmak.
İNANABİLMEK
İnanma olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
ARŞ
İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
ALKARISI
Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ANGLİKANİZM
İngiliz kilisesinin tuttuğu inanç yolu.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ARAF
İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AMENNA
"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.