Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ibat" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ibat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ibat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ibat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TAHRİBAT, TERTİBAT, ACAYİBAT
İNZİBAT, İRTİBAT, İSTİBAT, TAKİBAT
İLİBAT
İBAT
İBAT
Kullar, insanlar. İbadet edenler.
TAKİBAT
Kovuşturma.
İRTİBAT
Bağlantı.
TERTİBAT
Düzen, düzenleniş. Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılmış olan ön hazırlıklar.
İNZİBAT
Sıkı düzen. Silahlı kuvvetlerde, ordudaki düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilmiş er. Gözaltında tutma.
İLİBAT
Nöbet, sıra.
ACAYİBAT
Anomali.
TAHRİBAT
Yıkıp bozma, harap etme.
İSTİBAT
Olmasını uzak görme, imkân vermeme, uzaksama, ıraksama.
Bu bölümde tanımı içerisinde İBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IRAKSAMA
Iraksamak işi, istibat. Iraksak olma durumu.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
IRAKSAMAK
Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak, istibat etmek.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
UZAKSAMAK
Uzak saymak, istibat etmek.
İZIBAT
İnzibat.
BAĞLANTI
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
İNZİBATLIK
İnzibatın işi.
GİDİBATMAK
Gidip durmak: Nereye gidibatırsın.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
DAKTİLOJİROZ
Monogenea sınıfından Dactylogyrus cinsi parazitlerin sazanların solungaç filamentlerinde ciddi tahribatlara neden olduğu hastalık.
BAĞLANTILI
Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.
UZAKSAMA
Uzaksamak işi, istibat.
CEBELİ
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.
FASİOLOİDİOZİS
Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.
GELİBATIRMAK
Gelmek: Kız Fatma nerden gelibatırsın ?.
BAĞLANTISIZLIK
Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.
SİSTEM
Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
BAĞLANTILILIK
Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık.