Kelimeler arşivinde; içinde "ibat" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ibat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ibat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ibat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İRTİBATSIZLIK, İNZİBATSIZLIK
İRTİBATLILIK, GELİBATIRMAK
ŞİKİBATSIZ, ORİBATİDAE, İNZİBATSIZ, KEDİBATMAZ, İRTİBATSIZ, İNZİBATLIK, GİDİBATMAK
İRTİBATLI
ACAYİBAT, İBATULUM, TERTİBAT, TAHRİBAT, İNZİBATİ
TAKİBAT, İSTİBAT, İRTİBAT, İNZİBAT
İLİBAT
İBATE
İBAT
İBAT
Kullar, insanlar. İbadet edenler.
İRTİBATSIZLIK
Bağlantısızlık.
ORİBATİDAE
Toprakta yaşayan mikroskobik akarlar. Anoplocephalidae ailesindeki şeritlerin ara konağı olarak görev yaparlar.
KEDİBATMAZ
Buğday ya da mısır unundan yapılan çorba. Suyunu çekmiş, koyulaşmış (yemek, çorba için). Pelte, pekmez peltesi.
ŞİKİBATSIZ
Sevimsiz, kılıksız, yakışıksız.
ACAYİBAT
Anomali.
GİDİBATMAK
Gidip durmak: Nereye gidibatırsın.
İNZİBATSIZ
Sıkı düzeni olmayan, düzensiz, başıboş.
İBATULUM
Ne iyi.
İRTİBATSIZ
Bağlantısız.
GELİBATIRMAK
Gelmek: Kız Fatma nerden gelibatırsın ?.
İRTİBATLI
Bağlantılı.
TERTİBAT
Düzen, düzenleniş. Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılmış olan ön hazırlıklar.
İNZİBATLIK
İnzibatın işi.
İRTİBATLILIK
Bağlantılılık.
İNZİBATSIZLIK
Düzensiz, başıboş olma.
Bu bölümde tanımı içerisinde İBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLANTISIZLIK
Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.
IRAKSAMAK
Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak, istibat etmek.
BAĞLANTILILIK
Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık.
İZIBAT
İnzibat.
KONEKSUS
İrtibat, bağlantı.
IRAKSAMA
Iraksamak işi, istibat. Iraksak olma durumu.
LÖKOKROMOTRİHİ
Şiddetli deri tahribatı olan yerlerde veya işaretleme amacıyla yapılan deri yanık yerlerinde pigment yapan hücrelerin parçalanması nedeniyle, iyileşmelerden sonra renksiz kıllı, açık gri veya beyaz lekelerin oluşması, akromotrihi.
UZAKSAMAK
Uzak saymak, istibat etmek.
SİSTEM
Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
FASİOLOİDİOZİS
Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.
CEBELİ
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
KOVUŞTURMA
Kovuşturmak işi, takibat, takip.
DAKTİLOJİROZ
Monogenea sınıfından Dactylogyrus cinsi parazitlerin sazanların solungaç filamentlerinde ciddi tahribatlara neden olduğu hastalık.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
UZAKSAMA
Uzaksamak işi, istibat.
BAĞLANTI
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.
METAFİLAKSİ
Bir işletmeyi beklenen hastalık çıkmadan önce koruyan, işletmedeki ve işletme dışındaki diğer hayvanlara veya insanlara yatay ve dikey yayılımını engelleyen, asıl tahribatların henüz ortaya çıkmadığı zamanda bozucu faktörlere karşı kauzal etki eden ilaçların kullanılması.
BAĞLANTILI
Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.