İBAT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ibat" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ibat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ibat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ibat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İBAT

Kullar, insanlar. İbadet edenler.

İBATE

Barındırma.

İBATULUM

Ne iyi.

  -   -   -  

Anlamında İBAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İBAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEBELİ

Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.

DAKTİLOJİROZ

Monogenea sınıfından Dactylogyrus cinsi parazitlerin sazanların solungaç filamentlerinde ciddi tahribatlara neden olduğu hastalık.

BAĞLANTI

İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

ELEKTROMEKANİK

Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.

UZAKSAMAK

Uzak saymak, istibat etmek.

BAĞLANTILI

Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.

UZAKSAMA

Uzaksamak işi, istibat.

İNZİBATLIK

İnzibatın işi.

BAĞLANTISIZLIK

Bağlantısız olma durumu, irtibatsızlık, angajmansızlık.

FASİOLOİDİOZİS

Sığır ve öteki otçullarda dev karaciğer kelebeği Fascioloides magna'nın neden olduğu ve karaciğer parenkiminde şiddetli tahribat oluşumuyla belirgin hastalık, Halk dilinde kelebek.

BAĞLANTILILIK

Bağlantılı olma durumu, irtibatlılık.

KOVUŞTURMA

Kovuşturmak işi, takibat, takip.

FERAHİ

Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.

IRAKSAMAK

Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak, istibat etmek.

İZIBAT

İnzibat.

GİDİBATMAK

Gidip durmak: Nereye gidibatırsın.

SİSTEM

Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

GELİBATIRMAK

Gelmek: Kız Fatma nerden gelibatırsın ?.

BAĞLANTISIZ

Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.

IRAKSAMA

Iraksamak işi, istibat. Iraksak olma durumu.