Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üğür" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üğür ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üğür olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üğür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜĞÜR
Depo, ambar. Evcil, alıştırılmış.
CÜĞÜR
Çalı süpürgesi. Diken, çalı.
DÜĞÜR
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Evlenenlerin anne ve babaları. Bacanak. Kalın, pürüzlü. Kabarcık. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Bulgur. Bir nesnenin üstündeki küçük kabarcık, pürüz. Eski türkçe tün-gür: Gelin alayı (Erzincan Merkez). Dünür.
SÜĞÜR
Uğur, şans.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜĞÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOKOZ
Parası olmayan, züğürt.
TIRIL
Çıplak ve zayıf. Parasız, züğürt.
SİMİT
Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.
CIBIR
Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.
CIBAR
Bebeklikten çıkmış çocuk. Zayıf çocuk. Bel ağrılarında, kırık ve çıkık tedavisinde kullanılan iç yağı ve karasakız karışımı yakı. Yağ ve benzerleri sıvıların tortusu. Çiçek hastalığı. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Yumurta, sabun vs. ile yapılan bir tür merhem.
METELİKSİZ
Parası olmayan, züğürt. Parası olmadan.
METELİKSİZLİK
Züğürtlük.
CIĞAN
Züğürt, parasız. Derelerde biten, uzun yaprakları olan bir bitki. Cimri, bahil, hasis. İnsafsız, düşmanca hareket eden.
TINGIR
Metal bir nesne sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkan ses. Para. Parasız, züğürt. Boş.
YOLSUZ
Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.
ZÜĞÜRTLEMEK
Parasız, meteliksiz kalmak, züğürt duruma gelmek.
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
CADAL
Züğürt.
CIBARA
Serseri, düşük karakterli insan. Görgüsüz. Tutumsuz. Küçük üzüm salkımı. Tütünün küçük yaprağı. Diz boyu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak. Hırçın, eğitilmemiş.
ZÜĞÜRTLEŞME
Züğürtleşmek işi.
ZÜĞÜRTLEME
Züğürtlemek işi.
KOKOZLUK
Parasız, züğürt olma durumu.
CIBILDAŞŞAK
Çırılçıplak. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.
UYUZ
Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.
CIBINDIRIZ
Çalışma kolaylığını bilmeyen. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.