Kelimeler arşivi içinde; başında "üğür" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. üğür ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üğür ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üğür olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜĞÜRTLENMEK
ÜĞÜRLEŞMEK, ÜĞÜRTLEMEK
ÜĞÜRLEMEK
ÜĞÜRTMEK
ÜĞÜRMEK, ÜĞÜRMÜK
ÜĞÜRSÜ, ÜĞÜRÜK
ÜĞÜR
ÜĞÜR
Depo, ambar. Evcil, alıştırılmış.
ÜĞÜRMÜK
Beşiğin üstünde, örtüyü yüksek tutmaya yarayan ağaç kol.
ÜĞÜRLEMEK
Yavaşça sallamak. Sallamak.
ÜĞÜRMEK
Yavaşça sallamak. Hayvan çiftleşmek.
ÜĞÜRTMEK
Hayvan çiftleştirmek. Soğanın erkeği, tohum veren sapı. Soğan cücüğü. Yeni çıkan filiz.
ÜĞÜRLEŞMEK
Kaynaşmak, çok sıkı dost olmak: Uzun yıllar, ikimizi üğürleştirdi.
ÜĞÜRÜK
Dokumacılıkta, üstüne iplik sarılan aygıt.
ÜĞÜRTLENMEK
Seçilmek.
ÜĞÜRTLEMEK
Seçmek, iyisini ayırmak. İyisini seçmek, tercih etmek.
ÜĞÜRSÜ
Koyun kılı ve saman karışımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜĞÜR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ZÜĞÜRTLEŞME
Züğürtleşmek işi.
METELİKSİZ
Parası olmayan, züğürt. Parası olmadan.
CIBINDIRIZ
Çalışma kolaylığını bilmeyen. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.
KOKOZLUK
Parasız, züğürt olma durumu.
ZÜĞÜRTLEMEK
Parasız, meteliksiz kalmak, züğürt duruma gelmek.
SİMİT
Halka biçiminde, genel olarak üzerine susam serpilmiş çörek. Denizde kolayca yüzmeyi sağlayan halka biçiminde alet. İnce bulgur, düğürcük.
TINGIR
Metal bir nesne sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkan ses. Para. Parasız, züğürt. Boş.
CIBARA
Serseri, düşük karakterli insan. Görgüsüz. Tutumsuz. Küçük üzüm salkımı. Tütünün küçük yaprağı. Diz boyu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak. Hırçın, eğitilmemiş.
CIBAR
Bebeklikten çıkmış çocuk. Zayıf çocuk. Bel ağrılarında, kırık ve çıkık tedavisinde kullanılan iç yağı ve karasakız karışımı yakı. Yağ ve benzerleri sıvıların tortusu. Çiçek hastalığı. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Yumurta, sabun vs. ile yapılan bir tür merhem.
CIBIR
Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.
UYUZ
Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı. Düşük nitelikli, değersiz (mal). Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse. Parası olmayan, züğürt kimse. Bu hastalığa tutulmuş olan. Hoşlanılmayan, sevimsiz kimse.
CADAL
Züğürt.
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.
YOLSUZ
Yolu olmayan. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt.
TIRIL
Çıplak ve zayıf. Parasız, züğürt.
KOKOZ
Parası olmayan, züğürt.
METELİKSİZLİK
Züğürtlük.
ZÜĞÜRTLEME
Züğürtlemek işi.
CIBILDAŞŞAK
Çırılçıplak. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt.
CIĞAN
Züğürt, parasız. Derelerde biten, uzun yaprakları olan bir bitki. Cimri, bahil, hasis. İnsafsız, düşmanca hareket eden.