Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üvey" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üvey ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında üvey olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üvey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜVEY
Yalnız yasaca akraba sayılan, aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan. Kendisine kötü davranılan.
GÜVEY
Güveyi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜVEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÜVEYME
Üveymek işi.
CİCİBABA
Üvey baba.
DAMATLIK
Damat olma durumu, güveyilik. Damat için yapılmış olan giysi. Damatken kullanılan veya yapılan.
ABILA
Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu.
ANALIK
Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.
ABALIK
Üvey anne, analık.
CİCİANNE
Bazı çocukların, büyükannelerine veya o yaştaki kadın yakınlarına verdikleri ad. Üvey anne.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
ALABAHTA
Üveyik kuşu.
BABALIK
Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.
OĞULLUK
Oğul olma durumu. Üvey oğul.
GÜVELENMEK
Her yer güveyle dolmak.
DAMAT
Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi. Padişah soyundan kız almış olan kimse. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi.
ANALIH
Üvey anne. Üvey ana.
AIRLIG
Çeyizi düzmek için güveyin geline verdiği para.
KIZLIK
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
ANALIG
Analık, üvey ana.
AKANA
Nine, büyük anne. Üvey anne, analık. Amca karısı, yenge.
AMMO
Üvey baba, babalık.