Kelimeler arşivi içinde; başında "üvey" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. üvey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üvey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üvey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜVEYİKBUĞDAY
ÜVEYİKKIR
ÜVEYİKLİ
ÜVEYMEK
ÜVEYİK, ÜVEYME, ÜVEYÜK
ÜVEYK, ÜVEYS
ÜVEY
ÜVEY
Yalnız yasaca akraba sayılan, aralarında kan bağı bulunmayan, öz olmayan. Kendisine kötü davranılan.
ÜVEYİKKIR
Üveyik kuşu renginde at.
ÜVEYS
Kurt, küçük kurt.
ÜVEYİKLİ
Zonguldak şehrinde, Ormanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÜVEYME
Üveymek işi.
ÜVEYMEK
Güvercin, kumru vb. kuşlar, göğüslerinden ötmek.
ÜVEYİK
Güvercinlerden, korularda yaşayan, eti için avlanan, boz renkli bir kuş (Streptopelia turtur).
ÜVEYK
Üveyik. (Turtur turtur) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının kumrugiller (Peristeridae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 30 cm. Çok renklidir. Ön Asya ve Kuzey Amerikada ormanlarda yaşar.
ÜVEYİKBUĞDAY
Ekmeği lezzetli, sert buğday.
ÜVEYÜK
Üveyik.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜVEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANALOH
Analık, üvey ana.
CİCİANNE
Bazı çocukların, büyükannelerine veya o yaştaki kadın yakınlarına verdikleri ad. Üvey anne.
AMMO
Üvey baba, babalık.
ANALIK
Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.
AKANA
Nine, büyük anne. Üvey anne, analık. Amca karısı, yenge.
BABALIK
Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.
ABALIK
Üvey anne, analık.
AĞIRLAMA
Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.
AIRLIG
Çeyizi düzmek için güveyin geline verdiği para.
ALABAHTA
Üveyik kuşu.
ANALIH
Üvey anne. Üvey ana.
CİCİBABA
Üvey baba.
ÖZ
Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.
DAMAT
Evlenmekte olan bir erkeğe, evlenme töreni sırasında verilen ad, güveyi. Padişah soyundan kız almış olan kimse. Bir kızın ailesinden olan büyüklere göre kızın kocası, güveyi.
DAMATLIK
Damat olma durumu, güveyilik. Damat için yapılmış olan giysi. Damatken kullanılan veya yapılan.
ANALIG
Analık, üvey ana.
GÜVELENMEK
Her yer güveyle dolmak.
OĞULLUK
Oğul olma durumu. Üvey oğul.
ABILA
Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu.
KIZLIK
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.