Sonu ÜNÜM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ünüm" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ünüm ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ünüm olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ünüm olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

SÜRTÜNÜM

7 harfli kelimeler

DÜŞÜNÜM, GÖRÜNÜM, BÖLÜNÜM, ÖYKÜNÜM

5 harfli kelimeler

YÜNÜM

4 harfli kelimeler

ÜNÜM

Bazı kelimelerin anlamları

ÜNÜM

Ün, san: Milletimizin ünümü dünyayı tuttu.

YÜNÜM

Koyun yıkama bayramı.

SÜRTÜNÜM

Bir yüzeyin başka bir yüzey üzerinde devinebilmesi için yenilmesi gereken direnç.

DÜŞÜNÜM

Düşün, fikir, ide.

GÖRÜNÜM

Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

BÖLÜNÜM

Uranyum gibi ağır öğecik çekirdeklerinin kendiliklerinden ya da dıştan gelen ılıncık gibi parçacıkların etkisi ile ikiye bölünmesi.

ÖYKÜNÜM

Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. Bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Tasarlama örgütlerinde kentin gelişmesini belirleyen etkenleri, belli varsayımlar altında, yapay olarak çevrime sokarak, kentlerin geleceğine ilişkin kestirimler yapmak ve varılan sonuçları gerçek kentsel yaşama uygulamaya çalışmak. 2--Bu yöntemi kullanarak yapılan kentbilim öğretimi.

  -   -   -  

Anlamında ÜNÜM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜNÜM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAPORTA

Otomobilde kaput ya da ön kapak. Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. Motorlu taşıtları örten, genel olarak sacdan yapılmış dış bölüm.

DANTEL

Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene.

GÖRÜNÜŞ

Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.

GÖRÜNÜMLÜ

Görünümü olan.

GÜLLE

Eskiden som taş veya demirden, yuvarlak bir biçimde yapılırken, günümüzde çelikten silindir biçiminde, bir ucu sivri olarak yapılmış olan top mermisi. Atletizm yarışmalarında atılan, pirinç veya pirinçten daha sert bir maddeden yapılan, erkekler için 7,257, kadınlar için 4 kilogram olan madenî küre.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

DİNÇLENMEK

Dinç bir durum ve görünüm kazanmak.

EFENDİ

Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.

DUYGULANMAK

Bir olay, bir görünüm karşısında birdenbire güçlü duyguların etkisinde kalmak.

GÜMÜŞSERVİ

Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.

EPER

Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.

DÖNÜŞÜM

Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.

FAKFON

Bakır, nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım.

KIPÇAK

XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman. Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad.

ALTINLAŞMAK

Altın durumu veya görünümü almak.

DÖRDÜN

Ay vb. gök cisimlerine ait daire biçimindeki görünümlerinin yarısının aydınlık olduğu evre, yarım ay, terbi.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

HORTUMLULAR

Pek çok türünün nesli tükenmiş olan, günümüzde filleri içine alan memeli hayvanlar alt takımı.

DEĞİŞTİRMEK

Başka bir biçime sokmak, değişikliğe uğratmak. Başka bir duruma, başka bir görünüme getirmek. Bir şey verip yerine başka bir şey almak. Anlatıma yeni bir içerik vermek. Bir şeyi veya bir kimseyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmek. Birini bırakıp başkasını kullanmak.

İHRAM

Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.