ÜMİT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ümit" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. ümit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ümit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ümit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÜMİTLENEBİLMEK

13 harfli kelimeler

ÜMİTLENDİRMEK, ÜMİTLENEBİLME

12 harfli kelimeler

ÜMİTLENDİRME

10 harfli kelimeler

ÜMİTLENMEK, ÜMİTSİZLİK

9 harfli kelimeler

ÜMİTALANI, ÜMİTLENİŞ, ÜMİTLENME, ÜMİTLİLİK, ÜMİTSİZCE

7 harfli kelimeler

ÜMİTELİ, ÜMİTKÖY, ÜMİTSİZ

6 harfli kelimeler

ÜMİTLİ

4 harfli kelimeler

ÜMİT

Bazı kelimelerin anlamları

ÜMİT

Umut.

ÜMİTELİ

Balıkesir şehri, Göbel nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÜMİTLENDİRMEK

Umutlandırmak.

ÜMİTLENDİRME

Umutlandırma.

ÜMİTLİLİK

Umutluluk.

ÜMİTLENMEK

Umutlanmak.

ÜMİTLENME

Umutlanma.

ÜMİTSİZ

Umutsuz.

ÜMİTLENEBİLMEK

Umutlanabilmek.

ÜMİTKÖY

Kastamonu ilinde, Kuzyaka nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÜMİTLİ

Umutlu. Verim beklenen.

ÜMİTLENİŞ

Umutlanış.

ÜMİTSİZCE

Umutsuzca.

ÜMİTALANI

Bursa ili, Kestel ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ÜMİTSİZLİK

Umutsuzluk.

ÜMİTLENEBİLME

Umutlanabilme.

  -   -   -  

Anlamında ÜMİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜMİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMAS

Ümit: Ben bu işten damasımı kestim.

AYDINMAK

Sövmek, kötü kötü söylenmek. Darılmak. Nankörlük etmek. Kendi kendine söylenmek. Şikâyet etmek. Ummak, ümit etmek.

UMUTLANDIRMAK

Umut vermek, umutlanmasına yol açmak, ümitlendirmek.

DAPCINMAK

Boşuboşuna ümitlenmek.

GÜT

Ümit, emel, gaye.

GÜVMEK

Ümit etmek: Hasanın bugün geleceğini güvüyordum. Emin olmak, içi rahat etmek. Dayanmak, beklemek. sabretmek.

UMUTLANDIRMA

Umutlandırmak işi, ümitlendirme.

DİNKESE

Çaresiz, ümitsiz, zor bir durumda olan.

UMUTLANMAK

Bir şeyin olmasını inançla beklemek, ümitlenmek.

UMUTLU

Umudu olan, umut besleyen, ümitli, ümitvar.

UMUT

Ummaktan doğan duygu, ümit. Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit. Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit.

EMİCEK

Meme başı, yapma meme, emzik. Arı kurdunun saklı bulunduğu mumlu korunacak. Ballıbaba denilen bir çeşit bitki. Meme emme zamanı geçtiği halde, emmeye devam eden kuzu ve oğlakların ağzına takılan ince ağaçtan yapılmış burunsalık. Ümit. Gelir kaynağı, fayda sağlayan mülk. Besin, gıda, azık.

UMUTLANMA

Umutlanmak durumu, ümitlenme.

UMUTSUZLUK

Umutsuz olma durumu, ümitsizlik, meyusiyet.

EMENDİRMEK

Yormak, zahmet vermek. Boş yere ümitlendirmek, aldatmak. Emek çektirmek, zahmet vermek, zahmete sokmak, yormak.

NEREYE

Hangi yere? "Bu kadar insan bir anda nereye kaybolabilir." -A. Ümit.

TAVLAMAK

İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek. Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek. Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak. Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.

EMENMEK

Boş yere yorulmak, emek ver mek, uğraşmak, didinmek. Çok fazla emek vermek, çalışmak. Gayret etmek. Gidip gelmek, geri dönmek: Bu işim olsa da bir kere daha köye emenmesem. Dikkat etmek, özenmek. Ümit edip de olmamak. Zahmet çekmek, emek çekmek.

GÜMAN

Umut. Ümit. İnanç. Kanaat. İstek, heves. Neşe.

UMUTSUZ

Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan, ümitsiz, nevmit. Düzeleceği veya iyileşeceği sanılmayan, ümitsiz.