Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ülfet" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ülfet ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ülfet olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ülfet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÜLFET
Alışma. Tanışma, görüşme. Dostluk, ahbaplık.
KÜLFET
Sıkıntı, zorluk. Büyük masraf.
ŞÜLFET
Süslü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLFET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİFLET
Aile fertleri, bk. külfet.
ZOBU
İriyarı, kalın, kaba. Delikanlı. Kadının uğrun uğrun eve aldığı erkek, hovarda. Külfetli, zor, sıkıntılı. Büyük çekiç, külünk. İriyarı, kaba ve kırıcı kimse. Onurlu, kendini beğenmiş. Avcıların av hayvanlarını taşıyan, yardımcı. Vezir konaklarında içağaların özel hizmetlerini gören kimseler. İri yarı, kalın, kaba. Zor, sıkıntılı. Eski vezir konaklarındaki hizmetli. Kütahya ilinde, Çavdarhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HAZIRLOP
Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz. Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta).
İSBAT
tanıt. -etmek: tanıtlamak. -külfeti: tanıt yükü.
ALIŞMA
Alışmak işi, istinas, ülfet.
KÜLFETSİZCE
Külfet altına girmeden, külfete katlanmadan.
MASRAFSIZ
Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.
KÜLFETSİZLİK
Külfetsiz olma durumu.
KÜFLET
Arapça kökenli kulfet. Evdeki kişiler. Çokluk, kalabalık. Külfet.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.