Kelimeler arşivi içinde; başında "üleme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. üleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜLEME
Bölme.
ÜLEMEK
Yavaşça sallamak. Balta, bıçak ve benzerleri nesneleri sivriltmek, bilemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜĞÜM
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.
BAĞLILAŞIK
Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.
EFSUNLAMAK
Büyülemek.
ANJİYO
Damar görüntüleme.
BÜZGÜLEME
Büzgülemek işi.
EFSUNLAMA
Büyüleme.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
ANJİYOGRAFİ
Damar görüntüleme.
ÇÖZÜMSÜZ
Çözümü olmayan, çözülemeyen.
BAYPAS
Köprüleme. Devre dışı.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
ÇAMURLAMAK
Çamur sürmek, çamurla sıvamak. Kötülemek.
BÜYÜLENMEK
Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.
BÜYÜLEYİŞ
Büyüleme işi.
AFSUNLAMAK
Büyülemek.
ÇENEKSİZ
Çeneği olmayan veya çenekleri iyi görülemeyen.
DAYAKLAMAK
Yıkılmaması için bir şeye destek koymak. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.
FOTOĞRAFLAMAK
Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.
AFSUNLAMA
Büyüleme.
BÜYÜLEME
Büyülemek işi, efsunlama, afsunlama.