Kelimeler arşivinde; içinde "üleme" olan, toplam 126 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üleme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üleme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üleme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖRÜNTÜLEMEK, KÜLÜNKÜLEMEK
GÖRÜNTÜLEME, ÜSTÜPÜLEMEK, MÜRGÜLEMEYH, ÖLÇÜLÜLEMEK, ÖRÜNDÜLEMEK, TETEVÜLEMEK, ÜRÜNDÜLEMEK
BÜZGÜLEMEK, SÜNGÜLEMEK, SÜRGÜLEMEK, TÖRPÜLEMEK, TÜRKÜLEMEK, TÜTSÜLEMEK, ÜSTÜPÜLEME, BELLÜLEMEK, BÜNGÜLEMEK, DÖRMÜLEMEK, DÜĞDÜLEMEK, DÜRMÜLEMEK, GÖRÜNÜLEME, GÖYNÜLEMEK, GÜMBÜLEMEK, HÜRPÜLEMEK, KÖRSÜLEMEK, KÜSGÜLEMEK, MÜRGÜLEMEĞ, MÜRGÜLEMEK, MÜRKÜLEMEK, MÜŞTÜLEMEK, NÜRGÜLEMEK, ÖLÇÜLÜLEME, RÜNDÜLEMEK, SÜLEMENCİK, TÜSSÜLEMEK, YÜĞRÜLEMEK
BÜYÜLEMEK, BÜZGÜLEME, GÖMÜLEMEK, GÜNÜLEMEK, KÖPÜLEMEK, KÖTÜLEMEK, ÖYKÜLEMEK, ÖZGÜLEMEK, SÜNGÜLEME, SÜRGÜLEME, TÖRPÜLEME, TÜRKÜLEME, TÜTSÜLEME, BÖCÜLEMEK, BÜGÜLEMEK, BÜLÜLEMEK, BÜRGÜLEME, BÜRÜLEMEK, CÜKÜLEMEK, ÇEMÜLEMEK, ÇENÜLEMEH, ÇENÜLEMEK, DÖNGÜLEME, DÜĞÜLEMEK, DÜMÜLEMEK, DÜRÜLEMEK, DÜYÜLEMEK, DÜZGÜLEME, GÖĞÜLEMEK, GÖNÜLEMEK, Devamını Oku »»
BÜYÜLEME, GÜNÜLEME, KÖPÜLEME, KÖTÜLEME, ÖYKÜLEME, ÖZGÜLEME, ÜTÜLEMEK, GÖĞÜLEME, GÖMÜLEME, GÜDÜLEME, ÖRGÜLEME, ÖRÜLEMEK, ÖZÜLEMEK, SÜLEMENİ, ÜFÜLEMEK, ÜLÜLEMEK, ÜŞÜLEMEK, YÜĞÜLEME
ÜTÜLEME, BÜLEMEÇ, GÜLEMEK, KÜLEMEK, MÜLEMEK, SÜLEMEK, SÜLEMEN, TÜLEMEK, TÜLEMEN, YÜLEMEK
MÜLEME, TÜLEME, ÜLEMEK, YÜLEME
ÜLEME
ÜLEME
Bölme.
SÜNGÜLEMEK
Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
ÖLÇÜLÜLEMEK
Ölçümlemek.
GÖRÜNTÜLEMEK
Belirli bir konuyu buna en yakın görüntüler içinde tasarlamak, yaratmak, gerçekleştirmek.
TÜRKÜLEMEK
Türküsünü söylemek, türkü yakmak.
ÖRÜNDÜLEMEK
Seçmek, beğenmek.
MÜRGÜLEMEYH
Oturduğu yerde uyumak.
BÜZGÜLEMEK
Büzgü şeklini vermek.
TÜTSÜLEMEK
Türlü amaçlarla bir yeri tütsü dumanıyla doldurmak, tütsü yapmak. Et, balık vb. yiyecekleri odun veya saman dumanına tutmak.
ÜRÜNDÜLEMEK
Seçmek, ayıklamak. Açığa çıkarmak için incelemek. İyisini seçmek, iyisini ihtiyar etmek.
TÖRPÜLEMEK
Törpü ile düzeltmek. Sivri noktalarını gidermek. İnceltmek, terbiye etmek.
GÖRÜNTÜLEME
Görüntülemek işi.
TETEVÜLEMEK
Korkmak, ürkmek, şaşırmak, fenalaşmak : Ali mahkemede tetevüledi. Lamba sönecek gibi olmak. Yıkılır gibi olmak, sendelemek. Güçten düşmek. Baygınlık geçirmek. Söner gibi olmak.
KÜLÜNKÜLEMEK
Miskinleşmek, uyuşuklaşmak.
SÜRGÜLEMEK
Sürgü sürerek kapamak. Sürgü ile bastırarak düzeltmek.
ÜSTÜPÜLEMEK
Üstüpü ile silmek veya temizlemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜYÜLEYİŞ
Büyüleme işi.
BAĞLILAŞIK
Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.
DÜĞÜM
İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.
BÜZGÜLEME
Büzgülemek işi.
ÇÖZÜMSÜZ
Çözümü olmayan, çözülemeyen.
EFSUNLAMA
Büyüleme.
BÜYÜLEME
Büyülemek işi, efsunlama, afsunlama.
AFSUNLAMA
Büyüleme.
EFSUNLAMAK
Büyülemek.
AFSUNLAMAK
Büyülemek.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
ANJİYOGRAFİ
Damar görüntüleme.
BÜYÜLENMEK
Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.
ÇAMURLAMAK
Çamur sürmek, çamurla sıvamak. Kötülemek.
ANJİYO
Damar görüntüleme.
DAYAKLAMAK
Yıkılmaması için bir şeye destek koymak. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.
FOTOĞRAFLAMAK
Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
BAYPAS
Köprüleme. Devre dışı.
ÇENEKSİZ
Çeneği olmayan veya çenekleri iyi görülemeyen.