Kelimeler arşivi içinde; başında "özön" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. özön ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu özön ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özön olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖZÖN
Gönlü geniş kimse.
ÖZÖNDER
Gerçek önder.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZÖN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANNUK
Nane, dağnanesi. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANLAÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANNACIK
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
TEPEKENT
Eski Yunan ve Mezopotamya'dan Yirminci Yüzyıl İskoçya'sına dek pek çok yerde, daha çok din, savunma ve sağlık etkenleri gözönünde tutularak kurulmuş kent. Tepe biçiminde toprak yığılmış, eski uygarlıklardan kalma yerleşme türü.
AMAK
Tepenin en sivri yeri: Şu dağın amakına kadar çıktım. Almak. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Atmak. Eğmek.
ANNA
Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Hayır:-Oğlum bu gün pazara git.-Anna gitmem. Dirseğin iç kısmı: Anna*mı acıttın. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
SADILAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Duraksamak, kararsızlık göstermek: Ne sadılayıp duruyorsun, ne söyleyeceksen söyleyiver. İncelemek, araştırmak. İmgelemek, gözönüne getirmek. Bir sözü yinelemek.
ANAYÖNLER
Güneşin 21 mart ve 23 eylül ılımları sırasında doğduğu noktanın gerçek doğu olduğu gözönünde tutularak, birbirini 90° lik açılarla kesen dört yönden her biri.
KENTBİLİM
Geniş anlamda, kentlerin değişmesine, büyümesine, gelişmesine, bayındırılmasına ve düzenlenmesine yön veren, kentsel çevreyi, yaşamın toplumsal, ekonomik, ekinsel yönetkil ve güzelduyusal gereklerini gözönünde tutarak düzenleyen uğraşı, bilim ve sanat dalı. Dar anlamda, yerleşim yerleri için düzentasarlar hazırlamanın yöntemlerini öğreten bilim dalı ve bu dalda yetişmiş kimselerin uğraşısı. Kent bilimlerinden biri.
ANGAÇ
Hatıra, hediye, armağan. Budak deliğinin etrafı. Dokumalarda direzi arasından geçen iplik. Zakkum ağacı. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Şanlıurfa şehrinde, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ANNAK
Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.
ANLAMBİLİM
Dilleri oluşturan simgelerle anlamları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. Kelime anlamlarını başka kelimelerinkilerle karşılaştırarak veya onların zaman içindeki gelişimlerini gözönünde tutarak inceliyen bilim, ki birincisine DURALI ANLAMBİLİM (Sém. statique) , ikincisine de EVRİMLİ veya YÜRÜMLÜ ANLAMBİLİM (Sém. évolutive ou dynamique) denir. Sözcükleri anlam yönünden inceleyen dilbilim dalı. Sözcüğün gereken duruma, yani anlatımın özüne yakışması yollarını araştıran bilgi dalı.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
ALABİLİRLİK
Bir yapının boyutları gözönünde tutularak saptanan ve barındırabileceği en çok insan sayısı.
ANDEÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANLAŞ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
ANNAÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Yan taraf: Bizim evin amacında bir ağaç var. Cevap, karşılık: Mektubumun annacını çabucak yolla. Karşı. Karşılık, yanıt: Mektubumun arınan geldi. Tam karşı.