Kelimeler arşivi içinde; başında "özmek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. özmek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu özmek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖZMEK
ÖZMEK
Tepeler arasındaki çukur, düzlük yer, koyak. Bataklık, sazlık yer. Yormak. Kutu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
ÇEZMEK
Direzi adı verilen iplikleri tezgâha dikine olarak, sıra sıra germek. Çözmek. Çözmek - çeziyollar: çözüyorlar. Çözmek, açıklamak. Çözmek, açmak.
ÖNERİ
Bir sorunu çözmek üzere öne sürülen görüş, düşünce, teklif. İncelenmek için ileri sürülen şey, teklif.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BUZMAK
Donmak, üşümek. Koyu mavi. Çözmek, dağıtmak (sığırlar için). Büzmek, buruşturmak.
AYNAŞTIRMAK
Çözmek, düzeltmek, halletmek, uyuşturmak.
HALLETMEK
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak. Cinsel ilişki kurmak. Bir cismi bir sıvı içinde eritmek. Bir yemeği yenecek duruma getirmek. Çözmek. Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak.
ÇEŞMEK
Ağaç dalı. Meyvaların dallarına tutunduğu sap. Düğümü çözmek. Şimşek. Karaçalı denilen dikenli bir otun tohumu.
HAKEM
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.
ÇÖZÜM
Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek.
MUHAKEME
Yargılama. Usa vurma. Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama.
ÇİŞMEK
Meyvaların dallarına tutunduğu sap. Çözmek.
ÇÖZÜVERMEK
Çabucak çözmek.
IYMAK
Dokuma tezgâhında halı kilim ve benzerleri şeylerin iplerini yerleştirmek, germek, ip çözmek. İnce ince dökmek: Gelirken yarısını yere ıymışsın otun.
ÖNERMEK
Tavsiye etmek. Bir sorunu çözmek üzere bir şey öne sürmek, teklif etmek.
HIRTLAMAK
Oyunu kaybeden mızıkçılık etmek. Hortlamak. Bir işi zorlukla çözmek, yapmak. Vücudu yıpratacak kadar çok çalışmak. Çok kalabalık olmak.
ATNAŞTIRMAK
Ayırmak, çözmek: Şu yumağı atnaştır.
FASLETMEK
Ayırmak, bölmek. Çözmek, sonuçlandırmak.