ÖZLÜLÜK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "özlülük" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. özlülük ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu özlülük ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde özlülük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZLÜLÜK

Özlü olma durumu. Az sözcükle çok ve derin bir kavramı anlatma sanatı, bk. özlü.

  -   -   -  

Anlamında ÖZLÜLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZLÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

INIKMAK

Özenmek: Komşunun çocuğunun çalışmasına ınıktım.. Alışmak, huy edinmek. Aç gözlülük etmek. İtaat etmek, inkıyat etmek.

DOYMAZLIK

Açgözlülük.

MONOFTALMİ

Tek gözlülük. Tek gözlü olma hâli.

SOKURLUK

Tek gözlülük.

TAMAH

Açgözlülük.

AÇIKGÖZLÜK

Açıkgözlülük.

KINIKMAK

Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.

FEYİL

Huysuzluk, kıskançlık, hırs. Açgözlülük, görgüsüzlük. Niyet, kalbten geçen istek. İstek, dilek: Feyilini dorult. Açgözlülük.

MİKROFTALMİ

Gözlerin normalden küçük olması, küçük gözlülük. Mikroftalmus.

KANCILAMAK

Açgözlülük etmek.

HAMPALAMAK

Korumak, desteklemek. Aç gözlülük ederek yiyecek kapmak.

GINIKMAK

Usanmak, bıkmak. Alışmak. Gücü yetmeyeceği bir şeyi yapmaya çalışmak. Denemek, sınamak. İsteği artmak, iştahlanmak. Bir şeyin hepsini kendi almak istemek, bencillik etmek. Aç gözlülük yapmak: Paraya öyle gınıktı ki, gözü kimseyi görmüyor.

CARILIK

Açıkgözlülük.

İKTİLİK

Açgözlülük.

KERSİNMEK

Açgözlülük etmek.

DİPLOMATÇA

Diplomata yakışan. (diploma'tça, l ince okunur) Diplomata yakışır bir biçimde, diplomat gibi. (diploma'tça, l ince okunur) Kurnazlıkla, açıkgözlülükle.

NİCİM

Tokgözlülük.

SÜMDÜKLENMEK

Arsızlık, pisboğazlık etmek, bir yere istenmediği halde sokulmak. Gördüğü yiyecekten istemek, açgözlülük etmek.

JANDARMALIK

Jandarmanın görevi. Açıkgözlülük.

HUMSUZLUK

Sabırsızlık, aç gözlülük.