İçinde ÖZLÜLÜK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özlülük" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özlülük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özlülük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özlülük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AÇIKGÖZLÜLÜK

11 harfli kelimeler

TOKGÖZLÜLÜK

10 harfli kelimeler

AÇGÖZLÜLÜK, UZSÖZLÜLÜK

7 harfli kelimeler

ÖZLÜLÜK

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZLÜLÜK

Özlü olma durumu. Az sözcükle çok ve derin bir kavramı anlatma sanatı, bk. özlü.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AÇGÖZLÜLÜK

Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.

TOKGÖZLÜLÜK

Tokgözlü olma durumu.

UZSÖZLÜLÜK

Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiç bir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak ve düzgün anlatma sanatı, bk. sözbilim.

  -   -   -  

Anlamında ÖZLÜLÜK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZLÜLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TAMAH

Açgözlülük.

NİCİM

Tokgözlülük.

SÜMDÜKLENMEK

Arsızlık, pisboğazlık etmek, bir yere istenmediği halde sokulmak. Gördüğü yiyecekten istemek, açgözlülük etmek.

HAMPALAMAK

Korumak, desteklemek. Aç gözlülük ederek yiyecek kapmak.

İKTİLİK

Açgözlülük.

DİPLOMATÇA

Diplomata yakışan. (diploma'tça, l ince okunur) Diplomata yakışır bir biçimde, diplomat gibi. (diploma'tça, l ince okunur) Kurnazlıkla, açıkgözlülükle.

KERSİNMEK

Açgözlülük etmek.

DOYMAZLIK

Açgözlülük.

CARILIK

Açıkgözlülük.

SOKURLUK

Tek gözlülük.

KANCILAMAK

Açgözlülük etmek.

MİKROFTALMİ

Gözlerin normalden küçük olması, küçük gözlülük. Mikroftalmus.

GINIKMAK

Usanmak, bıkmak. Alışmak. Gücü yetmeyeceği bir şeyi yapmaya çalışmak. Denemek, sınamak. İsteği artmak, iştahlanmak. Bir şeyin hepsini kendi almak istemek, bencillik etmek. Aç gözlülük yapmak: Paraya öyle gınıktı ki, gözü kimseyi görmüyor.

KINIKMAK

Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.

FEYİL

Huysuzluk, kıskançlık, hırs. Açgözlülük, görgüsüzlük. Niyet, kalbten geçen istek. İstek, dilek: Feyilini dorult. Açgözlülük.

INIKMAK

Özenmek: Komşunun çocuğunun çalışmasına ınıktım.. Alışmak, huy edinmek. Aç gözlülük etmek. İtaat etmek, inkıyat etmek.

AÇIKGÖZLÜK

Açıkgözlülük.

JANDARMALIK

Jandarmanın görevi. Açıkgözlülük.

HUMSUZLUK

Sabırsızlık, aç gözlülük.

MONOFTALMİ

Tek gözlülük. Tek gözlü olma hâli.