Kelimeler arşivi içinde; başında "öykün" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. öykün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öykün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öykün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖYKÜNMECİLİK
ÖYKÜNLEMEK
ÖYKÜNMECİ
ÖYKÜNMEK
ÖYKÜNCE, ÖYKÜNME, ÖYKÜNÜM
ÖYKÜN
ÖYKÜN
Akciğer.
ÖYKÜNCE
Fabl.
ÖYKÜNMEK
Birinin yaptığı gibi yapmak, birine veya bir şeye benzemeye çalışmak, taklit etmek.
ÖYKÜNME
Öykünmek işi, taklit.
ÖYKÜNMECİLİK
Öykünmeci olma durumu.
ÖYKÜNMECİ
Öykünen, benzemeye çalışan, taklitçi kimse.
ÖYKÜNÜM
Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. Bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Tasarlama örgütlerinde kentin gelişmesini belirleyen etkenleri, belli varsayımlar altında, yapay olarak çevrime sokarak, kentlerin geleceğine ilişkin kestirimler yapmak ve varılan sonuçları gerçek kentsel yaşama uygulamaya çalışmak. 2--Bu yöntemi kullanarak yapılan kentbilim öğretimi.
ÖYKÜNLEMEK
Tarla ve benzerleri in sulamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖYKÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAGA
Tarihsel nitelikte olan kısa ve tek olaylı anlatım türü. bk. doğa sagası, aile sagası, halk sagası, karşıt saga, kişisel saga. karşılığı masal, öykünce, serüven, öykü, öykülem. Eski İskandinav hikâye ve efsanelerine verilen genel ad. Eski İskandinav öykü ve söylencelerine verilen genel ad. (Çoğu XII-XIV yüzyıllarda İzlanda'da yazılmıştır.).
EVKİNMEK
Taklit etmek, benzetlemek, öykünmek.
SÖYLEN
Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.
YANAŞLAMAK
Öykünmek.
SÖYLENİ
Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.
ÖYKÜCÜK
Eğitimsel ve öğretimsel amaçlarla, ilginç tarihsel kişi, olay ve çağlardan söz eden küçük öykü türü. bk. öykünce, örnek, öykü, gerçekçi masal, saga.
ZEPLENMEK
Öykünmek. Gömülmek. Alay etmek.
ÜVKÜNMEK
Öykünmek.
İLKELCİLİK
Avrupa sanatının çağımıza kadar geçirdiği gelişmelerden habersiz görünen, ilkel ulusların sağlam, kaba, saf, yalın biçimli sanatını benimseyen görüş, primitivizm. İlkellik özlemini ileri süren düşünce akımlarının genel adı, primitivizm. 1911'de Fransa'da gelecekçiliğe (fütürizm) tepki olarak doğan ve ilkel sanata öykünen yazın çığırı.
ÖRNEKSEMECİLİK
Hayvan öyküncelerinin anakonusu olan, görünüşte hayvan, devinim ve konuşma yönlerinden insansal özellikler gösteren hayvanların durumunu anlatan sözcük, bk. hayvan öyküncesi. karşılığı hayvan masalı.
ÖKENMEK
Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay etmek. Yansılamak, öykünmek.
ALTKATMAN
Başka bir dilin yerine geçmiş sonraki dile göre, kendisinde izler bırakmış olması bakımından önceki dil. Yaratıcı gücü olmayan, yalnız üstkatmanın yaratılarından esinlenerek yaptığı öykünme yaratılardan oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren halk katmanı. (Bu görüş geçerliliğini yitirmiştir.) bk. üstkatman.
ÖRKÜNMEK
Birinin yaptıklarını, söylediklerini yineleyerek alay etmek. Ürkmek. Öykünmek.
TAHALLET
Öykünme, taklit. -Kars.
KARAVELLİ
Dertli, kederli. Âşık öykülerinin içinde, öykünün ana temasından ayrı olarak söylenen ve genellikle gülmeceye dayanan küçük öykü. Çoğu kez bir masaldır, örnek : Pırtlatan pekmez.
FABL
Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâye, öykünce.
PANTOMİM
"Her şeyi öykünen" anlamına gelir. Düşünceleri, duyguları sözsüz olarak çoğu kez koro ya da müzik eşliğinde, dansla ya da haraketle ve yüz anlatımı ile yansıtmayı erek edinen oyun türü.
ÜYKÜLMEK
Uçmayı denemek. Öykünmek.
MİMESİS
Benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansılama anlamında yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir. Sözlük anlamıyla öykünme (taklit). Platon (Eflatun) ile Aristoteles'in kullandıkları bir terimdir. Eflatun "Devlet" adlı yapıtında bu sözcüğü daha çok genel anlamda, yani "öykünme" anlamında kullanılır.
YAVSILAMAK
Öykünmek.