Kelimeler arşivinde; içinde "öylen" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öylen bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu öylen ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öylen olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SÖYLENYAZIMCI, SÖYLENEBİLMEK, SÖYLENCEBİLİM, SÖYLENBİLİMCİ
SÖYLENEBİLME
ÖYLENDİRMEK, SÖYLENYAZIM, SÖYLENBİLİM, SÖYLENİLMEK
SÖYLENİLME
ÇÖYLENCÜŞ, SÖYLENMEK
SÖYLENCE, ÖYLENNİK, SÖYLENTİ, SÖYLENME, SÖYLENİŞ, SÖYLENGE
ÖYLENCİ, SÖYLENİ
SÖYLEN, ÇÖYLEN
ÖYLEN
ÖYLEN
Öğle zamanı. Öğle, öğlen.
SÖYLENİLMEK
Söylenmek. Herhangi biri söylenmek.
SÖYLENMEK
Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.
SÖYLENBİLİMCİ
İnceleme alanı söylen olan bilim adamı. bk. söylen.
SÖYLENİLME
Söylenilmek işi.
SÖYLENCEBİLİM
Bir budunun söylencelerinin tümü. Söylenceleri inceleyen bilim.
SÖYLENBİLİM
Söylenleri, geçmişin birçok değişikliklerle çağımıza ulaşan halkbilim belgeleri olarak gören, kendine özgü yöntemler yardımıyla söylenlerdeki gerçek olay ve kişileri saptamaya çalışan araştırıcıların kurdukları bilim dalı. bk. söylen, söylenbilim okulu, tarihsel söylenbilim, karşılaştırmalı söylenbilim. Söylenleri inceleyen bilim. Bir budunun söylenlerinin tümü. bk. söylen.
SÖYLENYAZIMCI
Araştırma alanı söylenyazım olan bilim adamı. bk. söylen, karşılığı söylenbilimci.
SÖYLENTİ
Ağızdan ağıza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber, rivayet.
SÖYLENYAZIM
Konusu söylenleri saptamak olan bilim dalı. bk. söylenyazımcı. karşılığı söylenbilim.
ÇÖYLENCÜŞ
Tahterevalli.
ÖYLENDİRMEK
Evlendirmek.
ÖYLENNİK
Öğlelik.
SÖYLENEBİLME
Söylenebilmek işi.
SÖYLENEBİLMEK
Söylenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÖYLENCE
Efsane.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖYLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILLI
Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
BOZLAK
Orta ve Güney Anadolu'nun birçok bölgesinde bir türkü ezgisi. Bu ezgiyle söylenen, konusu acıklı türkü.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BACI
Kız kardeş. Tarikat şeyhlerinin karısı. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen unvan. Büyük kız kardeş, abla. Kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BESMELE
"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.
BİLMUKABELE
Karşılık olarak. Birinin söylediği söze karşılık söylenen "ben de, size de, sizlere de" anlamında kullanılan bir söz.
CIS
Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz.
BÖCÜ
Kurt. Çocukları korkutmak için söylenen ve hayalet, hortlak vb. hayalî varlık. Böcek.
BABALIK
Baba olma durumu. Üvey baba. Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü. Kaynata.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
BACAKSIZ
Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.