Kelimeler arşivi içinde; başında "öte" olan, toplam 52 adet kelime bulunmaktadır. öte ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öte ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öte olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖTELEYEBİLMEK
ÖTEKTOİDALTI, ÖTELEYEBİLME, ÖTEĞENGİLLER, ÖTEKTOİDÜSTÜ
ÖTEKTİKALTI, ÖTEKTİKÜSTÜ, ÖTEKİLEŞMEK
ÖTEKİLEŞME
ÖTELENMEK, ÖTEKİLERİ, ÖTEĞİTMEK, ÖTELETMEK, ÖTERARDIÇ, ÖTEBİLMEK
ÖTELETME, ÖTELEMEK, ÖTEKTOİT, ÖTEBİLME, ÖTEKTOİD, ÖTEYANCI
ÖTEBERİ, ÖTELEME, ÖTENÇAY, ÖTEYGÜN, ÖTEKİSİ, ÖTEBETE, ÖTEKTİK, ÖTEĞİKİ
ÖTEGEN, ÖTEYİN, ÖTERGİ, ÖTEREK, ÖTEMEK, ÖTEĞEN, ÖTEĞİN, ÖTEKÖY, ÖTEĞÜN
ÖTEĞİ, ÖTEKİ, ÖTESİ, ÖTERİ, ÖTEİN, ÖTEEN, ÖTELİ, ÖTEĞN
ÖTEÇ, ÖTEK, ÖTEN, ÖTEL, ÖTEV
ÖTE
ÖTE
Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera. Bulunulan yere göre karşı yanda olan. Daha fazla, çok. Bir şeyin arkadan gelen bölümü. Dış.
ÖTELEYEBİLME
Öteleyebilmek işi.
ÖTEKTOİDÜSTÜ
Ötektoid bileşiminin üstündeki bileşimlere ilişkin olan.
ÖTEBİLMEK
Ötme imkânı veya olasılığı bulunmak. Ötme yeteneği olmak.
ÖTELETMEK
Öteleme işini yaptırmak.
ÖTEĞENGİLLER
(Eş anlamlısı: çalı-bülbülügiller, Sylviidae,türleri çok iyi bilinirler.
ÖTERARDIÇ
Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ardıç kuşugiller (Turdidae) familyasından, Türkiye'de Trakya ile Anadolu'nun kuzey kısımlarında her mevsim görülen, 23 cm kadar uzunlukta, baş ve vücudun üst tarafı esmer kahverengi, kanat tüylerinin kenarları daha açık renkte beyazımsı, gerdanının yalnız yanlarında küçük siyah lekeler bulunan, böcek, böcek larvaları, salyangoz ve küçük solucanlarla beslenen yerli bir tür. Güzel sesli ardıç kuşu, şarkıcı ardıç.
ÖTEKİLERİ
Ötede bulunanlar, diğerleri, başkaları.
ÖTELEYEBİLMEK
Öteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖTEKTİKALTI
Ötektik bileşiminin altındaki bileşimlere ilişkin olan.
ÖTEKİLEŞME
Ötekileşmek durumu.
ÖTEĞİTMEK
Öteye gitmek, uzaklaşmak.
ÖTEKİLEŞMEK
Dışlanmak.
ÖTELENMEK
Öteleme işi yapılmak.
ÖTEKTOİDALTI
Ötektoid bileşiminin altındaki bileşimlere ilişkin olan.
ÖTEKTİKÜSTÜ
Ötektik bileşiminin üstünteki bileşimlere ilişkin olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
ÇAĞRIŞIM
Bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması. Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girdiğinde ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai.
AZINLIK
Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.
BAŞKASI
Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
ASANSÖR
İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.
CIRLAYIK
Örümcek kuşugillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, güzel öten bir kuş (Lanius). Ağustos böceği.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.
DAĞINTI
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi.
BELİT
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.
BAĞLILAŞIK
Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.
BUZKIRAN
Donmuş deniz, göl veya ırmaklarda ulaşımı öteki gemilere kolaylaştırmakta kullanılan, buzları kırarak yol açmak için yapılmış gemi.
ÇİÇEKLİK
Koparılmış çiçekleri koymaya yarar kap. Eski evlerde süs eşyası konulan raflı duvar oyuğu. Çiçek saksılarını koymaya veya çiçek yetiştirmeye ayrılmış yer. Çiçeğin üzerinde çanak, taç ve öteki organlarının bulunduğu parça.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.