Sonu ÖRGÜSÜZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "örgüsüz" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu örgüsüz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında örgüsüz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde örgüsüz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRGÜSÜZ

Örgüsü olmayan.

GÖRGÜSÜZ

Görgüsü olmayan.

  -   -   -  

Anlamında ÖRGÜSÜZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRGÜSÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.

HÖDÜK

Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt kimse. Korkak, ürkek kimse.

BASİT

Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

HÖDÜKÇE

Hödük gibi, görgüsüzce.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

DAĞLI

Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.

GÖRGÜSÜZLÜK

Görgüsüz olma durumu. Görgüsüzce davranış.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

HAMHALAT

Kaba saba, görgüsüz. Verimsiz, çorak, kuru.

HERGELE

Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek. Terbiyesiz, görgüsüz (kimse).

KAPAKSIZ

Kapağı olmayan. Görgüsüz, terbiyesiz.

KABAKLIK

Karpuz veya kavunun ham olma durumu. Başın tüysüz veya dazlak olma durumu. Bilgisizlik, görgüsüzlük.

EKTİ

Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.

KATIR

Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan. Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).

ANDAVALLI

Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.

CUDAM

Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse.

KABAK

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

KAZMA

Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).

GÖRMEMİŞ

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

İLKEL

İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.