İçinde ÖRGÜSÜZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "örgüsüz" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde örgüsüz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu örgüsüz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında örgüsüz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRGÜSÜZ

Örgüsü olmayan.

GÖRGÜSÜZCE

Görgüsüz bir biçimde olan. (gözgüsü'zce) Görgüsüz bir biçimde.

GÖRGÜSÜZLÜK

Görgüsüz olma durumu. Görgüsüzce davranış.

GÖRGÜSÜZ

Görgüsü olmayan.

  -   -   -  

Anlamında ÖRGÜSÜZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRGÜSÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EKTİ

Her yiyeceği canı çeken. Anası ve babası olmayan veya atılmış, bırakılmış çocuk. Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan veya elle beslenen (kuzu). Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Cimri. Asalak.

HÖDÜKÇE

Hödük gibi, görgüsüzce.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

KAZMA

Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).

KÜLKEDİSİ

Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). Uyuşuk, miskin (kimse). Pasaklı, görgüsüz (kadın). Sakin, yumuşak, uyumlu.

BASİT

Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

HERGELE

Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmamış at veya eşek. Terbiyesiz, görgüsüz (kimse).

KABAKLIK

Karpuz veya kavunun ham olma durumu. Başın tüysüz veya dazlak olma durumu. Bilgisizlik, görgüsüzlük.

KATIR

Atgillerden, kısrak ile erkek eşeğin çiftleşmesinden doğan melez hayvan. Kaba, bayağı, görgüsüz (kimse).

GÖRMEMİŞ

Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.

ANDAVALLI

Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.

HÖDÜK

Görgüsüz, kaba, anlayışı kıt kimse. Korkak, ürkek kimse.

CUDAM

Beceriksiz, güçsüz, görgüsüz kimse.

HAMHALAT

Kaba saba, görgüsüz. Verimsiz, çorak, kuru.

KAPAKSIZ

Kapağı olmayan. Görgüsüz, terbiyesiz.

KABAK

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.

İLKEL

İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

DAĞLI

Dağlık bölge halkından olan. Dağlanmış olan. Dağa ait. Kaba saba, görgüsüz.

HIYAR

Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.