Kelimeler arşivi içinde; başında "örge" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. örge ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu örge ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖRGENSELKENT
ÖRGETÜMGESİ, ÖRGERDİLMEK
ÖRGEMCELİK, ÖRGENCİLİK, ÖRGENÇELİK
ÖRGENDİRE, ÖRGENMEYH, ÖRGENÜSTÜ
ÖRGENMEK, ÖRGETMEN, ÖRGETMEK, ÖRGENSEL, ÖRGEDMEK
ÖRGEMEK
ÖRGEN
ÖRGE
ÖRGE
Motif.
ÖRGETMEN
Öğretmen.
ÖRGENSELKENT
Yirminci yüzyılın başında yaşamış kentbilimcilerin geliştirdikleri bir kurama göre, doğuşu, büyümesi ve yaşamının sona ermesi bir canlı varlığınkine tıpatıp benzeyen kentsel yerleşim yeri.
ÖRGETMEK
Öğretmek. Eski türkçe ögretmek: Öğretmek (Erzincan Merkez).
ÖRGENCİLİK
İnsan toplumlarının canlı örgenlikleriyle aynı oluşum ve işleyiş düzenlilikleri bulunduğunu ileri süren kuram.
ÖRGENMEK
Öğrenmek. Eski türkçe ögrenmek: Öğrenmek (Erzincan Merkez).
ÖRGENÇELİK
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş. İşi, ilk kez yapma deneme. İlk kez deneme olarak yapılan işte kullanılan gereçler.
ÖRGENDİRE
Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire.
ÖRGEDMEK
Öğretmek.
ÖRGEMEK
Hayvan otlarken ayağından uzunca iple bağlamak.
ÖRGENSEL
Örgenle ilgili, organik, uzvi.
ÖRGENMEYH
Öğrenmek.
ÖRGERDİLMEK
Öğretilmek, alıştırılmak.
ÖRGENÜSTÜ
Örgensel yapıda var olmayan; örgensel olandan daha yüksek bir düzeyde oluşan; kültürel denilen olgulara ilişkin kavram. Örgensel yaşantıya bağımlı olmasına karşın, her bakımdan ondan üstün olan kültür, bk. kendi kendini düzeltme yasası.
ÖRGETÜMGESİ
Birden çok örgeden kurulu halkbilim olay ya da ürünü. bk. öğe, örge.
ÖRGEMCELİK
Bir şeyi öğrenmek, alışmak için yapılan iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KONOLUŞUM
Örgensel özdeciğin, kimyasal bağları değişmeden, az bir erke ayrımı ile alabildiği biçimlerin her biri.
HURMAYAPRAĞI
(Süsleme) Hurma yaprağı biçiminde bezeme örgesi.
BİREYOLUŞ
Örgenliklerin tarih içinde birer birey olarak belirmesi süreci.
İÇDAVRANIŞ
Canlı varlıkların salgı bezleri, solunum ve kan dolaşımı örgenlerinin işleyişinden başka, konuşma alışkanlıkları, tasarım ve düşünmeyi de kapsayan davranışlar.
KIVRIKDAL
(Süsleme) Ağaç dalı biçimini üslûplaştırarak yapılan bezeme örgesi. a. bk. örgü bezeme.
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip. Öküzleri sürerken söylenen söz. Ekim ayı. Kaç. Hiç. (Süsleme) Hıristiyanlıkta İsa'nın çarmıha gerilişini simgeleyen, başka kültürlerde ise süs örgesi olarak kullanılan artı işaretinin biçimi. Örneğin: Latin haçı, Yunan haçı, andrea haçı vb. Eski Romalılarda suçluyu öldürmek için kullanılan bir araç. Hıristiyanlığın simgesi olan, birbirini dik kesen iki doğrunun oluşturduğu biçim, put.
DİLKURDU
Ergini etyiyenlerin burun boşluğunda, kurtçuğu otçulların iç örgenlerinde asalaklanan ve süreğen bir nezle belirtisine yol açan, solucan benzeri eklembacaklı.
ETKİLEYİCİ
Etkileyebilecek özellikte olan, karizmatik. Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.
İÇYAPI
Bir halkbilim olay ya da ürününün örge öbeği, örge tümgesi ya da örge tümgeleri biçimindeki içyapısı. bk. örge, örge tümgesi. karşılığı dışyapı. 10 katı aşan büyütmelerde, metallerin gözetleçli gözlem sonucu görülebilen yapısı.
BİLEŞTİRME
Bileştirmek işi. Kimi kişilerde görülen ve bir duyu örgeniyle sağlanan algıları başka bir duyu örgeni ile sağlananlarla birleştirip kaynaştırma eğilimi. (Renkli işitmede olduğu gibi.). Bir kaynaktan sağlanan resme başka bir kaynaktan sağlanan resmi katarak gerçekleştirilen ve örtülü bileştirme ile elektronik örtülü bileştirme olarak iki çeşidi bulunan özel etki. Çeşitli ses kuşaklarındaki seslerin tek bir kuşak üzerinde toplanması. Çeşitli ses oluklarından gelen seslerin tek bir çıkış için birleştirilmesi. Çözümleme yoluyla soyutlanan parçaların, özelliklerin ve ilişkilerin tek bir bütün içinde birleştirilmesi işlemi.
ALGILANAMAZ
Var olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.
DONYAĞI
Sabun ve mum yapımında kullanılan katı, hayvani yağ. Örgensel ağır yağların bir türü.
HATAİ
(Süsleme) Üslüplaştırılmış yaprak, filiz ve çiçek örgelerinin birbirine dolaştırılması ile yapılan Ortaasyadaki Türk süslemesine Arapların verdikleri ad.
ÇOĞUZ
Küçük bir özdeciğin yinelenmesinden oluşmuş, tekizleri kimyasal bağlarla birbirine ekli uzun özdecik. Örgensel özdeciklerin kendi aralarında birleşip kümelenerek oluşturdukları büyük kütleli dev özdecikler. Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu, yüksek molekül ağırlıklı bileşikler, dev moleküller.
İLETİCİ
Beyinden kas ve örgenlere komut götüren sinirler.
AĞDIRIK
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Tepenin arkası, tepenin görünmiyen yeri. Şımarık, ne oldum delisi, kibirli. Kusur, hata, eksik taraf, kabahat, ayıp, örgensel kusur, hastalık: Ağmansız adam olmaz. Eksik, kusur.
KASIKKÜFLÜCESİ
Asalak mantarların, üreme örgenleri çevresine yerleşmesinden doğan deri hastalığı.
GÜDÜMBİLİM
Canlı örgenselliklerde ve makinelerde iletişim ve güdüm üzerindeki kuramları ve incelemeleri bir araya getiren bilim dalı. Canlı ya da cansız varlıklar arasında ya da kendi içlerinde denetim ve iletişim sorunlarıyla ilgilenen bilim.
ASKIÇELENK
(Süsleme) Yaprak, çiçek, meyve örgelerinden yapılan ve iki yanından asılı olarak gösterilen kabartma yapı süsü.
KENGERYAPRAĞI
(Süsleme) Eski Yunan ve Roma tapınaklarında kullanılan Korint üslûbu sütun başlıklarında görülen yaban enginarı ya da kenger yaprağı örgesi.