Kelimeler arşivi içinde; sonunda "önük" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu önük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında önük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde önük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖNÜK
Köpek. Kedi, köpek yavrusu.
KÖNÜK
Şemsiye, çadır. Olgunlaşmış, olgun.
DÖNÜK
Dönmüş, çevrilmiş kimse. Yönelmiş. Su çevirisi. Cüzam hastalığı. Ayak altında ezilmekten meydana gelen yara. Hastalık sebebiyle renk sararması. Çirkin. Yaramaz. Huysuz, asıkyüzlü kişi. Sözüne güvenilmeyen, sözünde durmayan. Din değiştirmiş kimse, dönme. Tersine çevrilmiş. Eğri, eğrilmiş. Kılıksız, kıyafetsiz kimse.
SÖNÜK
Sönmüş olan. Göze çarpmayan, dikkat çekmeyen, silik. Parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf.
GÖNÜK
Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.
İÇEDÖNÜK
Gerginlik ve çatışma durumlarında kendi içine kapanarak başkalarından kaçan kişi.
HÖNÜK
Tembel. Ilık su.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRMANICILAR
İki parmağı öne, iki parmağı arkaya dönük tırmanma özelliği olan gugukgiller, papağangiller vb. kuşlar takımı, tırmananlar.
İHTİYAR
Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.
SÖNÜKLÜK
Sönük olma durumu.
DOĞACILIK
Toplumsal kuruşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaç edinen öğreti, natürizm.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
CILIZ
Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
BİJİK
Kuyruğu kısa ve yukarı dönük, dağlıç cinsi yerli koyun.
BASIC
Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili.
FİGÜRAN
Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse. Bir toplumda, bir toplulukta sönük, etkisiz olan kimse.
DİNEİN
Sillerin çift olarak bulunan çevresel mikrotüpçüklerinin (A ve B ipliği) küçük ve merkeze dönük (A ipliği) olanından uzanan ve proteinden oluşan iki çıkıntıya verilen ad. İki çıkıntıdan içtekine iç kol, dıştakine dış kol denir ve yan yana gelen çiftler arasında dineinler ile köprüler kurularak ve kurulan köprüler koparılarak kayma hareketi ile silin hareketi sağlanır. Sil ve flagellaların yapısında yer alan kasılmada görevli bir protein.
ALTDEVLER
Daha sönük ve küçük olan devler.
CANSIZ
Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.
KAPALI
Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.
ATAKER
Dışa dönük, canlı, girişken kimse. Eli açık, cömert kimse. Atıcı, nişancı kimse.
COBOL
Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, İngilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.
ÇEVRİLİ
Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.
DURGUN
Sakin. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz. Neşesiz, keyifsiz, sessiz.
ÇEVRİK
Çevrilmiş, dönük.
ALGOL
Matematiksel ve bilimsel sorunların çözümüne ilişkin algoritma tanımlamaya dönük, öbek yapılı, yüksek düzeyli izlenceleme dili.
GÖLGELEMEK
Gölgeli duruma getirmek. Resimde gölge oluşturmak. Bir kimsenin veya bir şeyin değerini azaltmak, sönüklük getirmek.