Kelimeler arşivinde; içinde "önül" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu önül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖNÜLLENDİRMEK
GÖNÜLLENDİRME
CANIGÖNÜLDEN, GÖNÜLSÜZİREK
GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLDOLABI, GÖNÜLSÜZLÜK
GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLLENME, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLYURDU, GÖNÜLLÜLÜK
GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLLÜCE, GÖNÜLGÜCÜ, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLALMA, GÖNÜLALDI, GÖNÜLALAN
GÖNÜLDEN, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLSÜZ, GÜLGÖNÜL, ÖNÜLTMEK, GÖNÜLDAŞ, ŞENGÖNÜL, GÖNÜLLÜK, DÖNÜLMEK
DÖNÜLME, GÖNÜLLİ, GÖNÜLAY, ERGÖNÜL, AYGÖNÜL, GÖNÜLLÜ
GÖNÜL, YÖNÜL
ÖNÜL
ÖNÜL
E kümesi üzerinde bir B bağıntısı verildiğinde bir öğesi için, koşulunu gerçekleyen öğesi. Karşılaştırınız. ardıl.
GÖNÜLLEMEK
Gönül almak. Ağırlamak. Gönülden geçirmek, düşünmek.
GÖNÜLSEMEK
İmrenmek. Gönülden istemek.
GÖNÜLDAŞLIK
Gönüldaş olma durumu.
GÖNÜLLENME
Gönüllenmek işi veya durumu.
GÖNÜLYURDU
Yozgat kenti, Çekerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
CANIGÖNÜLDEN
İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.
GÖNÜLSÜZİREK
İstemeye istemeye.
GÖNÜLSÜZLÜK
Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.
GÖNÜLSÜZCE
İsteksiz bir biçimde, istemeyerek.
GÖNÜLLÜLÜK
Gönüllü olma durumu.
GÖNÜLDOLABI
Bir çeşit çiçek: Bağçenizdeki gönüldolabından bir budak bize verir misiniz?.
GÖNÜLLENDİRMEK
Gönüllenmesine sebep olmak.
GÖNÜLSÜMEK
Gönülden istemek.
GÖNÜLLENDİRME
Gönüllendirmek işi.
GÖNÜLLENMEK
Gücenmek, darılmak, alınmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAKA
İlgi. Gönül bağı.
DERUN
İç, içeri, öz. Gönül, yürek, ruh.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
CEMİLE
Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
CİVANMERT
Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
CANDAN
İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse.
CANIYÜREKTEN
Canıgönülden.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
BEDDUA
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.
CANAN
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.