İçinde ÖNÜL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "önül" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde önül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu önül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında önül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GÖNÜLLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

GÖNÜLLENDİRME

12 harfli kelimeler

CANIGÖNÜLDEN, GÖNÜLSÜZİREK

11 harfli kelimeler

GÖNÜLDAŞLIK, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLDOLABI, GÖNÜLSÜZLÜK

10 harfli kelimeler

GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLLENME, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLYURDU, GÖNÜLLÜLÜK

9 harfli kelimeler

GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLLÜCE, GÖNÜLGÜCÜ, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLALMA, GÖNÜLALDI, GÖNÜLALAN

8 harfli kelimeler

GÖNÜLDEN, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLSÜZ, GÜLGÖNÜL, ÖNÜLTMEK, GÖNÜLDAŞ, ŞENGÖNÜL, GÖNÜLLÜK, DÖNÜLMEK

7 harfli kelimeler

DÖNÜLME, GÖNÜLLİ, GÖNÜLAY, ERGÖNÜL, AYGÖNÜL, GÖNÜLLÜ

5 harfli kelimeler

GÖNÜL, YÖNÜL

4 harfli kelimeler

ÖNÜL

Bazı kelimelerin anlamları

ÖNÜL

E kümesi üzerinde bir B bağıntısı verildiğinde bir öğesi için, koşulunu gerçekleyen öğesi. Karşılaştırınız. ardıl.

GÖNÜLLEMEK

Gönül almak. Ağırlamak. Gönülden geçirmek, düşünmek.

GÖNÜLSEMEK

İmrenmek. Gönülden istemek.

GÖNÜLDAŞLIK

Gönüldaş olma durumu.

GÖNÜLLENME

Gönüllenmek işi veya durumu.

GÖNÜLYURDU

Yozgat kenti, Çekerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

CANIGÖNÜLDEN

İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.

GÖNÜLSÜZİREK

İstemeye istemeye.

GÖNÜLSÜZLÜK

Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.

GÖNÜLSÜZCE

İsteksiz bir biçimde, istemeyerek.

GÖNÜLLÜLÜK

Gönüllü olma durumu.

GÖNÜLDOLABI

Bir çeşit çiçek: Bağçenizdeki gönüldolabından bir budak bize verir misiniz?.

GÖNÜLLENDİRMEK

Gönüllenmesine sebep olmak.

GÖNÜLSÜMEK

Gönülden istemek.

GÖNÜLLENDİRME

Gönüllendirmek işi.

GÖNÜLLENMEK

Gücenmek, darılmak, alınmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖNÜL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖNÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAKA

İlgi. Gönül bağı.

DERUN

İç, içeri, öz. Gönül, yürek, ruh.

DİNGİNCİLİK

Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.

CEMİLE

Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).

DERVİŞ

Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.

CİVANMERT

Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.

DOST

Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.

CANDAN

İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.

AFTOS

Gönül eğlendiren kimse.

CANIYÜREKTEN

Canıgönülden.

BESLEMEK

Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

BENDEZADE

Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.

CAN

İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

ÇİMDİK

Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

CANAN

Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.