Sonu ÖLÇÜLME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ölçülme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ölçülme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ölçülme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ölçülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÇÜLME

Ölçülmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÇÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÇÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HİGROMETRİ

Atmosferdeki nem miktarının ölçülmesi. Higroskopi.

ALKOLÖLÇÜM

Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

EŞLENDİRME

Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme.

BENGİLİK

Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.

KAPNİOGRAFİ

Anestezi sırasında solunum havasındaki karbondioksit miktarının ölçülmesi.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

POLARİMETRİ

Polarma sisteminde etkin maddelerden geçerken oluşan dönmenin ölçülmesi.

ÖLÇÜSÜZ

Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan. Pek çok, aşırı, gelişigüzel, rastgele. Nereye varacağı düşünülmeksizin, yerli yersiz. Ölçüsü olmayan, vezinsiz.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

ÖLÇÜŞMEK

Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek. Karşılaştırmak, mukayese etmek. Yarışmak, müsabaka yapmak.

GONİYOSKOP

Göz ön kamarasına ait açının ölçülmesine yarayan aygıt.

VERNİYE

Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen.

IŞINÖLÇME

Işınımlarla ilgili büyüklüklerin ölçülmesi.

ÇEMBERÖLÇÜ

Çemberin yay uzunluğunun ölçülmesi.

ONS

Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.

BİYODENEY

Genellikle hücrelerin biyolojik etkinliklerinin ölçülmesiyle gerçekleştirilen laboratuvar yöntemleri.

IŞIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir ışık kaynağından gelen ışık yeğinliğinin ölçülmesiyle uğraşan bilim kolu.

GONİYOSKOPİ

Glakomun biçimini belirlemede kullanılan göz ön kamarasına ait açının ölçülmesi.

EŞDÜZELTİM

Yapım işlemlerini kolaylaştırmak için ayrı düzeylerdeki toprak parçalarının, kazarak, toprağı başka yere taşıyarak aynı düzeye getirilmesi işi. Yeryüzünde bulunan ya da yeryüzüne yakın olan noktaların düşey doğrultudaki uzaklıklarının ölçülmesi işi.