ÖLÇÜLME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ölçülme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ölçülme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ölçülme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ölçülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLÇÜLME

Ölçülmek işi.

ÖLÇÜLMEK

Ölçme işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖLÇÜLME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLÇÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖLÇÜSÜZ

Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan. Pek çok, aşırı, gelişigüzel, rastgele. Nereye varacağı düşünülmeksizin, yerli yersiz. Ölçüsü olmayan, vezinsiz.

VERNİYE

Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen.

GONİYOSKOPİ

Glakomun biçimini belirlemede kullanılan göz ön kamarasına ait açının ölçülmesi.

IŞINÖLÇME

Işınımlarla ilgili büyüklüklerin ölçülmesi.

BİYODENEY

Genellikle hücrelerin biyolojik etkinliklerinin ölçülmesiyle gerçekleştirilen laboratuvar yöntemleri.

ONS

Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.

BENGİLİK

Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

EŞDÜZELTİM

Yapım işlemlerini kolaylaştırmak için ayrı düzeylerdeki toprak parçalarının, kazarak, toprağı başka yere taşıyarak aynı düzeye getirilmesi işi. Yeryüzünde bulunan ya da yeryüzüne yakın olan noktaların düşey doğrultudaki uzaklıklarının ölçülmesi işi.

FOSFORİMETRİ

Bir numunenin UV veya görünür ışıkla uyarılması sonucunda yaptığı fosforesansın spektrofotometrik olarak ölçülmesine dayanan analiz yöntemi.

ÇEMBERÖLÇÜ

Çemberin yay uzunluğunun ölçülmesi.

GONİYOSKOP

Göz ön kamarasına ait açının ölçülmesine yarayan aygıt.

POLARİMETRİ

Polarma sisteminde etkin maddelerden geçerken oluşan dönmenin ölçülmesi.

EŞLENDİRME

Bir deneylemede deneysel değişkenin işe karıştırılmasından önce deney ve denetim kümelerinin ölçülmekte olan bağımlı değişkeni etkileyebilecek öteki özellikler bakımından eş duruma getirilmesi, bk. denkleştirme.

ÖLÇÜŞMEK

Biriyle yan yana gelerek boy bakımından ölçülmek. Karşılaştırmak, mukayese etmek. Yarışmak, müsabaka yapmak.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

HİGROMETRİ

Atmosferdeki nem miktarının ölçülmesi. Higroskopi.

KAPNİOGRAFİ

Anestezi sırasında solunum havasındaki karbondioksit miktarının ölçülmesi.

ALKOLÖLÇÜM

Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi.

IŞIKÖLÇÜMÜ

Belirli bir ışık kaynağından gelen ışık yeğinliğinin ölçülmesiyle uğraşan bilim kolu.