Sonu ÖLEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ölen" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ölen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ölen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ölen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GERİLİMBÖLEN

10 harfli kelimeler

ORTAKBÖLEN

9 harfli kelimeler

AHMETÖLEN

8 harfli kelimeler

KARBÖLEN, TÜMBÖLEN, ÜÇEBÖLEN

5 harfli kelimeler

BÖLEN, ŞÖLEN, ÇÖLEN, DÖLEN, GÖLEN, KÖLEN

4 harfli kelimeler

ÖLEN

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLEN

Ulan anlamında seslenme ünlemi : Ölen Mustafagelsene!. Öğle, gün ortası. Çiçekli çayır. Öylen. Öğle, bk. övle, öyle. müteveffâ. Çiçek açmış çayır. Şarkı. Sulak arazi. Nemli, yaş.

AHMETÖLEN

Balıkesir şehrinde, Kepsut belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BÖLEN

Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.

DÖLEN

Sakin, huzurlu, rahat kimse.

KARBÖLEN

Lokomotiflerin ön kısmındaki kar temizleme demiri. (Eskişehir).

ÜÇEBÖLEN

Açının üç eşit açıya bölünmesi probleminin çözümünde yardımcı eğri. Üçgenin iç açısını üç eşit parçaya bölen doğrulardan her biri.

TÜMBÖLEN

Bir tümsayıyı kalansın bölen tümsayı; bir bütünde tüm kez bulunan çokluk, nicelik.

GÖLEN

Küçük su birikintisi, gölcük.

ŞÖLEN

Ziyafet. Sanat gösterisi. Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. Belli bir amaçla düzenlenen eğlence.

GERİLİMBÖLEN

Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek.

KÖLEN

Körpe kuzuları barındırmak için yapılan çukur yer.

ÇÖLEN

Pınar veya damdan su akıtan ağaç veya teneke oluk.

ORTAKBÖLEN

Birden çok nicelik için, bunların her birisinin çarpanı olan nicelik.

  -   -   -  

Anlamında ÖLEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEVAZIMATÇI

Levazımat satan ya da alan kimse. Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse.

BÖLÜCÜ

Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

DENİZISIRGANLARI

Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.

KURBAN

Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.

BENDEHANE

Bendenin, kölenin evi.

EKSEN

Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.

BERZAH

Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

KULOĞLU

Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları.

MİRAS

Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

ISKAT

Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

BAŞSAĞLIĞI

Ölen bir kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterme.

HİDRALAR

Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü.

DENİZANASI

Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

MERCANLAR

Örnek hayvanı mercan olan, sölenterlerden bir sınıf.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

GARDENPARTİ

Bir bahçede veya parkta yapılmış olan yemekli şölen.

GALA

Resmî bir törenden sonra yapılmış olan büyük ve gösterişli şölen. Ön gösterim.