ÖLEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ölen" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ölen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ölen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ölen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÖLENDİKDE

8 harfli kelimeler

ÖLENETEN

7 harfli kelimeler

ÖLENÇEN, ÖLENECE, ÖLENİNE

6 harfli kelimeler

ÖLENDE, ÖLENEK

4 harfli kelimeler

ÖLEN

Bazı kelimelerin anlamları

ÖLEN

Ulan anlamında seslenme ünlemi : Ölen Mustafagelsene!. Öğle, gün ortası. Çiçekli çayır. Öylen. Öğle, bk. övle, öyle. müteveffâ. Çiçek açmış çayır. Şarkı. Sulak arazi. Nemli, yaş.

ÖLENECE

Ölünceye değin.

ÖLENÇEN

Ölünceye değin.

ÖLENEK

Çiçekli çayır.

ÖLENİNE

Öylece, öyle olarak.

ÖLENETEN

Ölünceye değin.

ÖLENDE

Ölünce.

ÖLENDİKDE

Öylelikle.

  -   -   -  

Anlamında ÖLEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURBAN

Dinin buyruğunu veya bir adağı yerine getirmek için kesilen hayvan. Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse. Müslümanlarda Kurban Bayramı. Bir kazada veya felakette ölen kimse. İçtenliği belirten bir seslenme sözü. Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse.

MİRAS

Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke. Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı şey. Kalıtım yoluyla gelen herhangi bir özellik.

BERZAH

Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

HİDRALAR

Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü.

BÖLÜCÜ

Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ISKAT

Düşürme, aşağı atma. Düşürülme. Ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.

MERCANLAR

Örnek hayvanı mercan olan, sölenterlerden bir sınıf.

BAŞSAĞLIĞI

Ölen bir kimsenin yakınlarına ilgi ve yakınlık gösterme.

BENDEHANE

Bendenin, kölenin evi.

KULOĞLU

Ölen evli yeniçerilerin, babaları gibi ocakta askerlik yapan çocukları.

DENİZISIRGANLARI

Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.

GARDENPARTİ

Bir bahçede veya parkta yapılmış olan yemekli şölen.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

DENİZANASI

Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

EKSEN

Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.

GALA

Resmî bir törenden sonra yapılmış olan büyük ve gösterişli şölen. Ön gösterim.

LEVAZIMATÇI

Levazımat satan ya da alan kimse. Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse.