ÇIKILMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çıkılma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. çıkılma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çıkılma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çıkılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIKILMA

Çıkılmak işi.

ÇIKILMAK

Çıkma işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇIKILMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIKILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖTEZ

Kuzu, oğlak ya da buzağı konan yer, ağıl. Kümes. İçinden çıkılmayan yer, çıkılamayan sarp yer. Küme, yığın, sürü. Ucu aşınmış, keskinliği gitmiş (balta ve benzerleri araç). Kümes. (Söğüt Bilecik).

DOLAŞIK

Karışık (saç, ip vb.). Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık. Dolaşarak giden (yol).

DOMBAK

Yuvarlak: Dombak bir soğan buldum. Başı açık, çıplak: Sıcakta dombak sokağa çıkılmaz. Saçsız baş. Manda. Tomurcuk.

BELA

İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.

PERDESİZLEŞME

Bir eserin icrası sırasında, bulunulması gereken perde frekansının dışına çıkılması.

LABİRENT

Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.

PİS

Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. Çirkin, sevimsiz olan. İçinden çıkılması çok güç, karışık.

KÜNDİYE

Gündeye, gündelik: Kündiye elbise ile misafir yanına çıkılmaz.

BEZUL

Kayalar arasında veya orman içinde, mağaraya benzer, kapalı, içinden çıkılması güç yer.

KEŞMEKEŞLİK

Karışıklık, halledilmesi, içinden çıkılması zor durum.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ÇEPERİZ

Tehlikeli, karışık: Bizim işler çeperizleşti, içinden çıkılmaz.

ÇORBA

Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.

ÇAPRAŞIK

Girift. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak.

BAĞDAMAK

Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.

KUTSAL

Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

SARMAL

Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).