Kelimeler arşivinde; içinde "çıkılma" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çıkılma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çıkılma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çıkılma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇIKILMA
Çıkılmak işi.
ÇIKILMAK
Çıkma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIKILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
DOMBAK
Yuvarlak: Dombak bir soğan buldum. Başı açık, çıplak: Sıcakta dombak sokağa çıkılmaz. Saçsız baş. Manda. Tomurcuk.
ÇORBA
Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek. İçinden çıkılmaz durum.
DOLAŞIK
Karışık (saç, ip vb.). Amacını doğrudan doğruya değil de dolayısıyla sezdiren. Kolay çözülmeyecek veya içinden çıkılmayacak derecede karışık. Dolaşarak giden (yol).
SARMAL
Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).
BELA
İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum. Hak edilen ceza. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse.
LABİRENT
Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun.
ÇAPRAŞIK
Girift. Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak.
ÇEPERİZ
Tehlikeli, karışık: Bizim işler çeperizleşti, içinden çıkılmaz.
PİS
Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Beğenilmeyecek durumda olan, kötü, zararlı. Çirkin, sevimsiz olan. İçinden çıkılması çok güç, karışık.
KUTSAL
Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
BAĞDAMAK
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.
KEŞMEKEŞLİK
Karışıklık, halledilmesi, içinden çıkılması zor durum.
KÖTEZ
Kuzu, oğlak ya da buzağı konan yer, ağıl. Kümes. İçinden çıkılmayan yer, çıkılamayan sarp yer. Küme, yığın, sürü. Ucu aşınmış, keskinliği gitmiş (balta ve benzerleri araç). Kümes. (Söğüt Bilecik).
PERDESİZLEŞME
Bir eserin icrası sırasında, bulunulması gereken perde frekansının dışına çıkılması.
KÜNDİYE
Gündeye, gündelik: Kündiye elbise ile misafir yanına çıkılmaz.
BEZUL
Kayalar arasında veya orman içinde, mağaraya benzer, kapalı, içinden çıkılması güç yer.