ÇÜT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çüt" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. çüt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çüt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çüt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÇÜTLEŞMEK

8 harfli kelimeler

ÇÜTTÖYUH

7 harfli kelimeler

ÇÜTLEME

6 harfli kelimeler

ÇÜTLÜK, ÇÜTMÜK

5 harfli kelimeler

ÇÜTAH, ÇÜTÇÜ, ÇÜTRE

3 harfli kelimeler

ÇÜT

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÜT

Çift. Çift, bk. çit. Tarla. Kara saban. (Baykara Selim Susuz, Eşmeyazı Konya) (Kars; Gücünkaya Aksaray Niğde).

ÇÜTÇÜ

Çiftçi.

ÇÜTLÜK

Çiftlik.

ÇÜTTÖYUH

Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot.

ÇÜTRE

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ispinozgiller (Fringillidae) familyasından, 14.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde başın üstü, ense, gerdan ve göğüs ile kuyruk sokumu karmen kırmızısı, göğsün altı pembe beyaz, karnı beyaz olan, Doğu Avrupa'dan Kamçatka'ya kadar bütün Kuzey Asya'da ve Kuzey Amerika'da yaşayan bir kuş türü. Al renkli şakrak kuşu.

ÇÜTMÜK

İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.

ÇÜTLEŞMEK

Çiftleşme.

ÇÜTLEME

Çiftleşme. Üzüm çöplerinin ayıklanması.

ÇÜTAH

Zayi; heba.

  -   -   -  

Anlamında ÇÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTKESİM

Bir kesimin çeşitli ölçütler dikkate alınarak benzer özelliklere göre sınıflandırılan bölümlerinden her biri.

ÖLÇÜTSÜZ

Ölçütü olmayan.

KISTAS

Ölçüt.

ÖLÇÜTSÜZLÜK

Ölçütsüz olma durumu.

AKSİYOLOJİ

Değerlerin tür, ölçüt ve metafiziksel niteliğiyle ilgilenen bir felsefe kolu; etik ve estetik.

KRİTER

Ölçüt.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

UYMACILIK

Yürürlükteki kurum, ölçüt veya şartlara, kesin olmayan katı kalıplara, eleştirici bir değerlendirme yapmaksızın uyma, konformizm.

ÖLÇÜ

Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

SAĞLANIKLIK

Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin sınama etkenleri karşısında sınandığında süregelmesi ya da düzmece çıkmaması, bk. düzmece bağıntı, nedensellik ölçütleri.

MİHENK

Mihenk taşı. Birinin değerini, ahlakını anlamaya yarayan ölçüt.

MİYAR

Değerli madenlerde yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer derecesini gösteren ölçü. Ölçüt, ölçü. Ayıraç.

MISDAK

Ölçüt.

HAMBOYUN

Çifte koşulan tek öküz: Çüte hamboyun goşmuyajam yazıhdı.

BÖLÜTLEME

Gözlem birimlerini ya da öğe ve nesneleri belli ölçütlere ya da ayırıcı özelliklere göre bölütlere ayırma.

ÖLÇÜTLÜ

Ölçütü olan.

KENTSELLİK

Kentleşme süreci hızlandıkça, kentsel yerleşim yerlerinin ve buralarda yaşayan insanların kazandıkları yeni niteliklerin tümünü anlatan bir gelişme ölçütü.

GİRİŞTİRMEK

Düzenlenmiş iki ya da daha çok altkümeden oluşan bir öğeler kümesinin düzenini, her biri başlangıçtaki altkümelerin her birinden gelen genellikle birer, kimileyin daha çok öğe içeren bir ya da bir çok altküme oluşturmak üzere değiştirmek. Elde edilen altkümelerin düzenleme ölçütü başlangıçtaki altkümelerinkiyle özdeş olmak zorunda değildir.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

NORM

Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü. Önceden belirlenmiş kalıp, düzgü.