İçinde ÇÜT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çüt" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çüt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çüt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çüt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÖLÇÜTSÜZLÜK

9 harfli kelimeler

ÇÜTLEŞMEK, SÜRÇÜTMEK

8 harfli kelimeler

ÇÜTTÖYUH, ÖLÇÜTSÜZ, SÜRÇÜTME

7 harfli kelimeler

ÇÜTLEME, ÖÇÜTMEK, ÖLÇÜTLÜ

6 harfli kelimeler

ÇÜTLÜK, ÇÜTMÜK

5 harfli kelimeler

ÖLÇÜT, ÇÜTAH, ÇÜTÇÜ, ÇÜTRE

3 harfli kelimeler

ÇÜT

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÜT

Çift. Çift, bk. çit. Tarla. Kara saban. (Baykara Selim Susuz, Eşmeyazı Konya) (Kars; Gücünkaya Aksaray Niğde).

ÖLÇÜTSÜZLÜK

Ölçütsüz olma durumu.

ÇÜTRE

Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, ispinozgiller (Fringillidae) familyasından, 14.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde başın üstü, ense, gerdan ve göğüs ile kuyruk sokumu karmen kırmızısı, göğsün altı pembe beyaz, karnı beyaz olan, Doğu Avrupa'dan Kamçatka'ya kadar bütün Kuzey Asya'da ve Kuzey Amerika'da yaşayan bir kuş türü. Al renkli şakrak kuşu.

ÇÜTLEME

Çiftleşme. Üzüm çöplerinin ayıklanması.

ÖLÇÜT

Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter.

ÖLÇÜTLÜ

Ölçütü olan.

ÇÜTAH

Zayi; heba.

ÇÜTMÜK

İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.

ÇÜTÇÜ

Çiftçi.

ÇÜTTÖYUH

Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot.

ÇÜTLÜK

Çiftlik.

SÜRÇÜTME

Tatarböreği.

ÖLÇÜTSÜZ

Ölçütü olmayan.

ÇÜTLEŞMEK

Çiftleşme.

SÜRÇÜTMEK

Sürçtürmek, sürçmesine sebep olmak.

ÖÇÜTMEK

Korkutmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KISTAS

Ölçüt.

ÇİT

Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu).

BÖLÜTLEME

Gözlem birimlerini ya da öğe ve nesneleri belli ölçütlere ya da ayırıcı özelliklere göre bölütlere ayırma.

ÖLÇÜ

Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.

SAĞLANIKLIK

Değişkenler arasında gözlenmiş bir ilişkinin sınama etkenleri karşısında sınandığında süregelmesi ya da düzmece çıkmaması, bk. düzmece bağıntı, nedensellik ölçütleri.

NORM

Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü. Önceden belirlenmiş kalıp, düzgü.

KRİTER

Ölçüt.

AKSİYOLOJİ

Değerlerin tür, ölçüt ve metafiziksel niteliğiyle ilgilenen bir felsefe kolu; etik ve estetik.

MISDAK

Ölçüt.

UYMACILIK

Yürürlükteki kurum, ölçüt veya şartlara, kesin olmayan katı kalıplara, eleştirici bir değerlendirme yapmaksızın uyma, konformizm.

MİYAR

Değerli madenlerde yasanın istediği ağırlık, saflık ve değer derecesini gösteren ölçü. Ölçüt, ölçü. Ayıraç.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

KENTSELLİK

Kentleşme süreci hızlandıkça, kentsel yerleşim yerlerinin ve buralarda yaşayan insanların kazandıkları yeni niteliklerin tümünü anlatan bir gelişme ölçütü.

HAMBOYUN

Çifte koşulan tek öküz: Çüte hamboyun goşmuyajam yazıhdı.

ALTKESİM

Bir kesimin çeşitli ölçütler dikkate alınarak benzer özelliklere göre sınıflandırılan bölümlerinden her biri.

MİHENK

Mihenk taşı. Birinin değerini, ahlakını anlamaya yarayan ölçüt.

GİRİŞTİRMEK

Düzenlenmiş iki ya da daha çok altkümeden oluşan bir öğeler kümesinin düzenini, her biri başlangıçtaki altkümelerin her birinden gelen genellikle birer, kimileyin daha çok öğe içeren bir ya da bir çok altküme oluşturmak üzere değiştirmek. Elde edilen altkümelerin düzenleme ölçütü başlangıçtaki altkümelerinkiyle özdeş olmak zorunda değildir.