Kelimeler arşivi içinde; başında "çöke" olan, toplam 53 adet kelime bulunmaktadır. çöke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çöke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çöke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇÖKELTİLEBİLMEK, ÇÖKERTİLEBİLMEK
ÇÖKELTİLEBİLME, ÇÖKERTİLEBİLME
ÇÖKELTEBİLMEK, ÇÖKERTİVERMEK, ÇÖKERTEBİLMEK
ÇÖKELTEBİLME, ÇÖKELİKKIŞLA, ÇÖKERTEBİLME, ÇÖKERTİVERME
ÇÖKELTİLMEK, ÇÖKERTİLMEK
ÇÖKERTİLİŞ, ÇÖKERTİLME, ÇÖKERİLMEK, ÇÖKELTİLME, ÇÖKEBİLMEK
ÇÖKELTMEK, ÇÖKERTMEK, ÇÖKEBİLME, ÇÖKEKYAZI, ÇÖKELEKLİ
ÇÖKERMİŞ, ÇÖKEZMEK, ÇÖKETMEK, ÇÖKEŞMEK, ÇÖKERTME, ÇÖKEKLER, ÇÖKELMEK, ÇÖKERMEK, ÇÖKELTME, ÇÖKELEYH
ÇÖKELEZ, ÇÖKELME, ÇÖKELİM, ÇÖKELTİ, ÇÖKELİK, ÇÖKECİK, ÇÖKEĞEN, ÇÖKELGE, ÇÖKEKLİ, ÇÖKELÜK, ÇÖKERTİ, ÇÖKELEK, ÇÖKELES, ÇÖKERME, ÇÖKELER, ÇÖKEREN
ÇÖKENE
ÇÖKEL, ÇÖKEK
ÇÖKE
ÇÖKE
Kazma ve küreğin küçüğü.
ÇÖKELİKKIŞLA
Tokat şehrinde, Gökdere bucağına bağlı bir bölge.
ÇÖKERTİLMEK
Çökertme işine konu olmak.
ÇÖKERTEBİLME
Çökertebilmek işi.
ÇÖKERTİLİŞ
Çökertilme işi.
ÇÖKELTİLEBİLMEK
Çökeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖKELTEBİLMEK
Çökeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖKERTİLME
Çökertilmek işi.
ÇÖKELTİLEBİLME
Çökeltilebilmek işi.
ÇÖKELTEBİLME
Çökeltebilmek işi.
ÇÖKERTİLEBİLME
Çökertilebilmek işi.
ÇÖKELTİLMEK
Çökelmesi sağlanmak.
ÇÖKERTİVERME
Çökertivermek işi.
ÇÖKERTİLEBİLMEK
Çökertilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖKERTEBİLMEK
Çökertme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇÖKERTİVERMEK
Çabucak veya ansızın çökertmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖÇÜRMEK
Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
ÇÖKÜNTÜ
Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.
KESİK
Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.
JEOSENKLİNAL
Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü.
RÜSUP
Çökelti.
TELVE
Fincanın dibine çöken kahve tortusu.
ÇÖKELTİ
Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.
HELME
Fasulye, pirinç, buğday vb. taneler kaynatıldığında nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı. Bazı bitkilerin kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde.
SEDİMANTASYON
Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.
ÇÖKELME
Çökelmek işi, teressüp.
ÇÖKELTME
Çökeltmek işi.
SANTRİFÜJ
Merkezkaç. Merkezkaç kuvvetten yararlanarak bir karışımın taşıdığı çökebilir ögeleri ayırıp çöktürmekte kullanılan laboratuvar aleti, santrifüjör.
ÇÖKEL
Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu. Çökelti.
ÇÖKELTMEK
Çökelmeye uğratmak, çökelmesini sağlamak.
ÇÖKELEKLİ
İçinde çökelek bulunan, çökeleği olan.
EKŞİMİK
Yağı alınmış sütten yapılmış olan peynir, kesmik, çökelek.
ÇÖKERTME
Çökertmek işi ya da durumu. Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ. Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü. Cep.
POSA
Suyu alınmış her tür yiyecek maddesinin artığı. Ezilmiş pancarın soğuk suda birkaç kez sıkılmasından sonra geriye kalan ve suda erimeyen artık. Tortu, çökelti.
CEP
Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça. Trafiği kolaylaştırmak, araçların durabilmesine olanak sağlamak için yaya kaldırımları veya şehirler arası yolların kenarlarında bulunan taşıt yanaşma yeri. Otomobil yarışlarında arabalarının yarışa başladıkları nokta. Cep telefonu. Savaş alanının bir yerinde düşmanın geriletilmesiyle ortaya çıkan taktik durum, çökertme.