Kelimeler arşivinde; içinde "çökü" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çökü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çökü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çökü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEVEÇÖKÜRDEĞİ
DEVEÇÖKÜDEN
ÇÖKÜVERMEK, ÇÖKÜNDÜRÜK
ÇÖKÜVERME
ÇÖKÜKLÜK, ÇÖKÜTMEK, ÇÖKÜRTME, ÇÖKÜNDÜR, ÇÖKÜŞMEK
ÇÖKÜKDA, ÇÖKÜLCE, ÇÖKÜLEG, ÇÖKÜLÜK, ÇÖKÜMEK, ÇÖKÜRCE, ÇÖKÜŞME, ÇÖKÜNTÜ
ÇÖKÜÇ, ÇÖKÜR, ÇÖKÜŞ, ÇÖKÜM, ÇÖKÜK
ÇÖKÜ
ÇÖKÜ
Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü.
ÇÖKÜRTME
Bir çeşit balık ağı.
ÇÖKÜTMEK
Korkudan kaçmak.
ÇÖKÜVERME
Çöküvermek işi.
ÇÖKÜVERMEK
Ansızın çökmek.
DEVEÇÖKÜRDEĞİ
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
ÇÖKÜKDA
Çökükteki, çukurdaki.
DEVEÇÖKÜDEN
Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.
ÇÖKÜNDÜR
Pancar.
ÇÖKÜLÜK
Ayranın kaynatılmasıyla elde edilen katıca yiyecek.
ÇÖKÜNDÜRÜK
Tortu.
ÇÖKÜKLÜK
Çökük olma durumu.
ÇÖKÜŞMEK
Bir şeyin başına çöküp toplanmak.
ÇÖKÜLEG
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.
ÇÖKÜMEK
Koşmak.
ÇÖKÜLCE
Çiğdem.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MELES
Beli çökük at.
BELLEZ
Beli çökük hayvan.
DAĞILIŞ
Dağılma işi. Yıkılış, çöküş.
GRABEN
Çöküntü hendeği.
IHMAK
Deve çöküp oturmak.
DEPRESYON
Bunalım. Çöküntü.
ÇÖKÜŞME
Çöküşmek işi.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
BICILĞAN
Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.
KRİZ
Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.
ENKAZ
Yıkıntı, döküntü, çöküntü.
ARTIKKİL
Kireçtaşlarının erimeleri ve kalsiyum karbonatın sularla taşınması sonunda, bileşimindeki kilin çöküp birikmesiyle oluşan bir tür kırmızı toprak.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
ÇÖKÜNTÜ
Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
İNKIRAZ
Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma.
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
MUZMAHİL
Çökmüş, çöküntüye uğramış.