İçinde ÇÖKÜ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çökü" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çökü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çökü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çökü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DEVEÇÖKÜRDEĞİ

11 harfli kelimeler

DEVEÇÖKÜDEN

10 harfli kelimeler

ÇÖKÜVERMEK, ÇÖKÜNDÜRÜK

9 harfli kelimeler

ÇÖKÜVERME

8 harfli kelimeler

ÇÖKÜKLÜK, ÇÖKÜTMEK, ÇÖKÜRTME, ÇÖKÜNDÜR, ÇÖKÜŞMEK

7 harfli kelimeler

ÇÖKÜKDA, ÇÖKÜLCE, ÇÖKÜLEG, ÇÖKÜLÜK, ÇÖKÜMEK, ÇÖKÜRCE, ÇÖKÜŞME, ÇÖKÜNTÜ

5 harfli kelimeler

ÇÖKÜÇ, ÇÖKÜR, ÇÖKÜŞ, ÇÖKÜM, ÇÖKÜK

4 harfli kelimeler

ÇÖKÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇÖKÜ

Kadınların başlarına bağladıkları başörtüsü.

ÇÖKÜRTME

Bir çeşit balık ağı.

ÇÖKÜTMEK

Korkudan kaçmak.

ÇÖKÜVERME

Çöküvermek işi.

ÇÖKÜVERMEK

Ansızın çökmek.

DEVEÇÖKÜRDEĞİ

Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.

ÇÖKÜKDA

Çökükteki, çukurdaki.

DEVEÇÖKÜDEN

Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen, sarı çiçekli ve çok dikenli yabani bir ot.

ÇÖKÜNDÜR

Pancar.

ÇÖKÜLÜK

Ayranın kaynatılmasıyla elde edilen katıca yiyecek.

ÇÖKÜNDÜRÜK

Tortu.

ÇÖKÜKLÜK

Çökük olma durumu.

ÇÖKÜŞMEK

Bir şeyin başına çöküp toplanmak.

ÇÖKÜLEG

Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla yapılan bir çeşit peynir, ekşimik.

ÇÖKÜMEK

Koşmak.

ÇÖKÜLCE

Çiğdem.

  -   -   -  

Anlamında ÇÖKÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇÖKÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MELES

Beli çökük at.

BELLEZ

Beli çökük hayvan.

DAĞILIŞ

Dağılma işi. Yıkılış, çöküş.

GRABEN

Çöküntü hendeği.

IHMAK

Deve çöküp oturmak.

DEPRESYON

Bunalım. Çöküntü.

ÇÖKÜŞME

Çöküşmek işi.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

BICILĞAN

Birikinti, çöküntü: Küpün dibi bıcılğan bağlamış. Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara.

KRİZ

Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

ENKAZ

Yıkıntı, döküntü, çöküntü.

ARTIKKİL

Kireçtaşlarının erimeleri ve kalsiyum karbonatın sularla taşınması sonunda, bileşimindeki kilin çöküp birikmesiyle oluşan bir tür kırmızı toprak.

BUNALIM

Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.

ÇÖKÜNTÜ

Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

İNİŞ

İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.

İNKIRAZ

Batma, dağılma, çöküş, yok olma, son bulma.

KAŞEKSİ

Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

MUZMAHİL

Çökmüş, çöküntüye uğramış.