Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çuru" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çuru ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çuru olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çuru olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇURU
Özleşmemiş koyulaşmamış sulu (yemeklik hakkında).
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇURU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
UÇURULMA
Uçurulmak işi.
UÇURUMLAŞMA
Uçurumlaşmak durumu.
BERHAVA
Havaya atılmış, uçurulmuş. Yararsız, boş.
UÇURUMLAŞMAK
Uçurum durumuna gelmek.
BARIK
1.Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2.Yeşillik, çayırlık yer. 3.Bitkilerin çok olduğu yer. 4.Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer.
YAR
Uçurum.
BARIH
Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar.
AŞE
Sarp kayalar, uçurum. Ayşe.
DERİŞTİRME
Deriştirmek işi. Çözücünün uçurulması veya daha fazla çözünen ilave edilerek birim hacimdeki çözünen madde miktarının artması.
CAH
Parmaklık, korkuluk. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Uçurum.
ALATA
Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.
ÇARTAN
Uçurumun dibi.
ÇILGI
İnce, dar, taşlı yol, patika. Akıl, us: Çılgısı seyrek. Terbiye. Biçim. Çalı çırpı. Uçurum. Rahat: Çok çılgı bir çocuk.
UÇURTMA
Uçurtmak işi. Üzeri renkli kâğıtlarla kaplanmış, genellikle çokgen biçimindeki bir gövde ve süslü bir kuyruktan oluşan, iple bağlanarak rüzgâr yardımıyla uçurulan bir çeşit oyuncak.
YALPAK
Dalkavuk. Sokulgan, cana yakın. Sarp yer, uçurum.
ARGU
İki dağ arası, uçurum.
DİNAMİTLENMEK
Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.
ÇARŞAK
Bayırlardan akarak yığın haline gelen çakıl. Kayalık yamaç yer. Uçurum. Çağlayan. Ufak çakıl taşlar ile örtülü yer. Sinop şehrinde, Boyabat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ATACAK
Hallaç tokmağı. Çocukların ok, taş atmak için kullandıkları sapan. Orman veya dağların yüksek yamaçlarından eteklere doğru tomruk yuvarlanan yol, uçurum.