Sonu ÇUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çuk" olan, toplam 66 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PALAMUTÇUK

9 harfli kelimeler

MUTUBUÇUK, SOYSELÇUK, MAKSUTÇUK, YARIBUÇUK

8 harfli kelimeler

GUGUŞÇUK, PAMUKÇUK, GUGUKÇUK, BRONŞÇUK, YUSUFÇUK, CERBUÇUK, ALABUÇUK, TEKBUÇUK, BULUTÇUK

7 harfli kelimeler

BİKUÇUK, KURTÇUK, ALAVÇUK, OLUKÇUK

6 harfli kelimeler

POÇÇUK, KONÇUK, MANÇUK, PANÇUK, KEMÇUK, KELÇUK, KAPÇUK, ZAPÇUK, HORÇUK, HONÇUK, MORÇUK, HAMÇUK, MOÇÇUK, HAHÇUK, LOPÇUK, SELÇUK, YAMÇUK, ALAÇUK, ARAÇUK, YALÇUK, KAUÇUK, ÇANÇUK, ÇEMÇUK, SÜPÇUK, DULÇUK, DUTÇUK, PURÇUK, GILÇUK

5 harfli kelimeler

PAÇUK, HOÇUK, POÇUK, URÇUK, PUÇUK, OKÇUK, MOÇUK, MEÇUK, MAÇUK, KUÇUK, KOÇUK, GIÇUK, ÇUÇUK, BOÇUK, AVÇUK, ARÇUK, BUÇUK

4 harfli kelimeler

AÇUK, UÇUK

3 harfli kelimeler

ÇUK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇUK

Yağı alınmış süt. Çocuğun erkeklik organı.

YUSUFÇUK

Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan, güvercine benzeyen, ondan daha küçük bir kuş (Turtur auritus). Parlak renkli, iri kanatlı, büyük kız böceği (Libellula variegata).

BİKUÇUK

Çok küçük.

TEKBUÇUK

Az, şöyle böyle, az buçuk.

GUGUKÇUK

Kumru.

MAKSUTÇUK

Kars şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YARIBUÇUK

Biraz.

BULUTÇUK

Küçük bulut.

PAMUKÇUK

Genellikle bebeklerde ağızda, sıklıkla yanak içinde veya dilde görülen bir çeşit mantar hastalığı, beyaz yara.

PALAMUTÇUK

Aydın şehrinde, Karacasu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. İzmir şehri, Beydağ belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

SOYSELÇUK

Güzel konuşma yeteneği olan, uz dilli bir soydan gelen kimse.

GUGUŞÇUK

Kumru.

CERBUÇUK

Mısır bitkisinin ucundaki çiçek.

MUTUBUÇUK

Boşuna.

BRONŞÇUK

Bronşların uç dallarından her biri.

ALABUÇUK

Baştan savma, yarım yamalak, yarı başlı: Toprağı ala buçuk belleyiverip kaçmış.

  -   -   -  

Anlamında ÇUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

ÇENTİK

Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.

BOŞLUK

Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

BAMBUL

Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ÇÖKEK

Çukur yer. Bataklık, sazlık.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

ALDANGIÇ

Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.

AKCİĞER

Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

ÇUKURCA

Biraz çukur, az çukur. Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

BOT

Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.

CONTA

Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genel olarak kauçuk ve kurşundan yapılmış olan ince parça.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

ALVEOL

Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.

ÇÖKÜK

Çökmüş, çukurlaşmış, içeri çekilmiş.

BÜLBÜLYUVASI

Daire biçiminde, ortası çukur ve bu çukur yere piştikten sonra dövülmüş Antep fıstığı konulan bir hamur tatlısı türü.