Kelimeler arşivi içinde; başında "çuk" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. çuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇUKURLATMAK, ÇUKURABANOZ, ÇUKURLAŞMAK, ÇUKURLANMAK, ÇUKURCAALAN
ÇUKURCAKLI, ÇUKUNDURUK, ÇUKURBELEN, ÇUKURÇAYIR, ÇUKURÇİMEN, ÇUKURDORUÇ, ÇUKURLANMA, ÇUKURLATMA, ÇUKALATMAK, ÇUKURLAŞMA
ÇUKURALIÇ, ÇUKURDERE, ÇUKURALAN, ÇUKURAĞIL, ÇUKURAĞAÇ, ÇUKURASMA, ÇUKURAYVA, ÇUKURBAŞI, ÇUKURELMA
ÇUKURBAĞ, ÇUKURBÜK, ÇUKURCAK, ÇUKURLUK, ÇUKURÇAL, ÇUKUNTUR, ÇUKALATA, ÇUKLAMAK, ÇUKULDAK, ÇUKUNDUR, ÇUKUNDÜR
ÇUKULAK, ÇUKURLU, ÇUKALIK, ÇUKALLİ, ÇUKURCU, ÇUKURCA
ÇUKMAN, ÇUKRAK, ÇUKALİ, ÇUKUDA, ÇUKALE, ÇUKALA
ÇUKLU, ÇUKÇA, ÇUKUR, ÇUKAL, ÇUKAK
ÇUKA
ÇUK
ÇUK
Yağı alınmış süt. Çocuğun erkeklik organı.
ÇUKURLAŞMAK
Çukur duruma gelmek.
ÇUKURLATMA
Çukurlatmak işi.
ÇUKURÇAYIR
Ağrı ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir kenti, Sarıbeyler nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum şehri, Çat ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir bölge. Trabzon şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇUKURABANOZ
İçel ilinde, Anamur ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇUKURCAALAN
Sinop ilinde, Dikmen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇUKALATMAK
Öküzü nalbanda enetmek, kısırlaştırmak.
ÇUKURLANMA
Çukurlanmak işi.
ÇUKURDORUÇ
Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere bucağına bağlı bir bölge.
ÇUKURÇİMEN
Erzincan şehri, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Hatunsaray nahiyesine bağlı bir yer.
ÇUKURCAKLI
Oyuk, çukuru olan.
ÇUKURBELEN
Sivas kenti, Hafik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇUKURLATMAK
Çukur durumuna getirmek veya çukurlu yapmak.
ÇUKURLANMAK
Çukur durumuna girmek veya çukurlu olmak.
ÇUKUNDURUK
Pancar turşusu.
ÇUKURLAŞMA
Çukurlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ÇÖKEK
Çukur yer. Bataklık, sazlık.
ÇENTİK
Bir şeyin kenarından kesilerek veya kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. Kertikli. Basım sırasında basım aletinin diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılmış olan çukurluk. Küçük oyuk.
ÇÖKÜK
Çökmüş, çukurlaşmış, içeri çekilmiş.
ÇUKURCA
Biraz çukur, az çukur. Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri.
ALDANGIÇ
Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
BOT
Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
BÜLBÜLYUVASI
Daire biçiminde, ortası çukur ve bu çukur yere piştikten sonra dövülmüş Antep fıstığı konulan bir hamur tatlısı türü.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.
BEL
İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
CONTA
Geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genel olarak kauçuk ve kurşundan yapılmış olan ince parça.