Sonu ÇOCUKLU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çocuklu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çocuklu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında çocuklu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çocuklu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇOCUKLU

Çocuğu olan.

  -   -   -  

Anlamında ÇOCUKLU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOCUKLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NÖROBLASTOMA

Çevresel sinir sisteminde görülen yaygın bir çocukluk devresi tümörü.

NAİP

Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.

BEBELENMEK

Çocukluk etmek, çocukça hareket etmek. Tanelenmek, taneleri meydana çıkmak: Fasulyeler bebelenmiş.

ERGENLİK

Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.

EKELMEK

Tecrübe, görgü sahibi olmak. Büyümek, yetişmek, çocukluk çağını geçirmek.

ERİLMEK

Yaşı büyüyerek çocukluktan çıkıp, gençlik çağma ermek. Boyu bir yere yetişmek. Erişilmek.

BAĞRIACIK

Çocukluktan kurtulamayan.

GICIMIK

Kısa boylu kimse: Gıcımık boyunla tavana ulaşamazsın. İneklerin yem yemesine engel olan, ağzında meydana gelen koni şeklindeki etler. Çocukça hareketler yaparak konuşan, çocukluğa özenen, kişi. Yaban güllerinin dökülmesinden sonra dallarda kalan yuvarlak ve kırmızı meyvesi. Çok fazla, sık: Harman yerinde gıcımık gibi keklik var. Melez hayvan.

KABAÇ

Kalın gövdeli meşe ağacı. Büyük ağaç. Çocukluğundan beri ince yapılı büyüyen erkek.

İZDEM

Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Bir yapıtın içerik düzeyindeki temel yönelimleri: Ölüm izdemi, çocukluk izdemi gibi.

ÇOCUGLUH

Çocukluk.

DELİKANLI

Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).

ERKEKLEŞMEK

Çocukluk çağından çıkıp erkeklik çağına girmek. Kız, kadın erkek gibi sert davranışlar kazanmak.

KEBİRE

Büyük, ulu. Çocukluktan çıkmış genç. Yaşça büyük, yaşlı. Büyük günah.

BACEY

Kız kardeş, abla, bacı. İki karılı (kumalı) evde ikinci ve çocuklu anne.

ÇOCUKLUG

Çocukluk.

KVAŞİYORKOR

Tüm organ ve dokuların atrofisi, kemik iliği hipoplazisi, hafif anemi ve retikülositopeniyle belirgin şiddetli protein-kalori eksikliğinden kaynaklanan insanlarda çocukluk çağında ortaya çıkan hastalık tablosu.

CİBARA

Cılız, zayıf. Çok çocuklu aile. Fakir.

CERE

Dilenme, toplama. Toprak testi. Toprak küp. Kocasından boşanan çocuklu kadının çocuklarına ve kendisine bağlanan para. Bir malın yıllık kirası veya vergisi. Bir iş karşılığında alınan şey. Güç, erk. Testi. Nafaka. Toprak küpün küçüğü. Çömlek. (Gökmenler, Kızılağaç, Gedikli, Çatak Saimbeyli Adana).

OĞLANLIK

Bebeklerde yüksek ateş nedeniyle baygınlık biçiminde beliren bir hastalık, havale. Çocukluk. Çocuk havalesi.