Kelimeler arşivi içinde; başında "çocuklu" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. çocuklu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çocuklu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çocuklu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇOCUKLU
Çocuğu olan.
ÇOCUKLUYANIŞ
Çocuğu stilize eden bir çul motifi. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
ÇOCUKLUK
Çocuk olma durumu. İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi. Çocukça davranış.
ÇOCUKLUG
Çocukluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇOCUKLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NÖROBLASTOMA
Çevresel sinir sisteminde görülen yaygın bir çocukluk devresi tümörü.
ERİLMEK
Yaşı büyüyerek çocukluktan çıkıp, gençlik çağma ermek. Boyu bir yere yetişmek. Erişilmek.
EKELMEK
Tecrübe, görgü sahibi olmak. Büyümek, yetişmek, çocukluk çağını geçirmek.
KEBİRE
Büyük, ulu. Çocukluktan çıkmış genç. Yaşça büyük, yaşlı. Büyük günah.
KABAÇ
Kalın gövdeli meşe ağacı. Büyük ağaç. Çocukluğundan beri ince yapılı büyüyen erkek.
ÖNGÜRLÜK
Gençlikte erişilen zenginlik. Çocuklukta, gençlikte varlıklı olma durumu.
OĞLANLIK
Bebeklerde yüksek ateş nedeniyle baygınlık biçiminde beliren bir hastalık, havale. Çocukluk. Çocuk havalesi.
KVAŞİYORKOR
Tüm organ ve dokuların atrofisi, kemik iliği hipoplazisi, hafif anemi ve retikülositopeniyle belirgin şiddetli protein-kalori eksikliğinden kaynaklanan insanlarda çocukluk çağında ortaya çıkan hastalık tablosu.
CERE
Dilenme, toplama. Toprak testi. Toprak küp. Kocasından boşanan çocuklu kadının çocuklarına ve kendisine bağlanan para. Bir malın yıllık kirası veya vergisi. Bir iş karşılığında alınan şey. Güç, erk. Testi. Nafaka. Toprak küpün küçüğü. Çömlek. (Gökmenler, Kızılağaç, Gedikli, Çatak Saimbeyli Adana).
DELİKANLI
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).
BACEY
Kız kardeş, abla, bacı. İki karılı (kumalı) evde ikinci ve çocuklu anne.
BAĞRIACIK
Çocukluktan kurtulamayan.
ERKEKLEŞMEK
Çocukluk çağından çıkıp erkeklik çağına girmek. Kız, kadın erkek gibi sert davranışlar kazanmak.
ERGENLİK
Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
ÇOCUGLUH
Çocukluk.
GICIMIK
Kısa boylu kimse: Gıcımık boyunla tavana ulaşamazsın. İneklerin yem yemesine engel olan, ağzında meydana gelen koni şeklindeki etler. Çocukça hareketler yaparak konuşan, çocukluğa özenen, kişi. Yaban güllerinin dökülmesinden sonra dallarda kalan yuvarlak ve kırmızı meyvesi. Çok fazla, sık: Harman yerinde gıcımık gibi keklik var. Melez hayvan.
BEBELENMEK
Çocukluk etmek, çocukça hareket etmek. Tanelenmek, taneleri meydana çıkmak: Fasulyeler bebelenmiş.
İZDEM
Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Bir yapıtın içerik düzeyindeki temel yönelimleri: Ölüm izdemi, çocukluk izdemi gibi.
CİBARA
Cılız, zayıf. Çok çocuklu aile. Fakir.
NAİP
Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.