ÇERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çere" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. çere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇERERÜBAKMAK

11 harfli kelimeler

ÇEREZLENMEK, ÇERESLENMEK

10 harfli kelimeler

ÇEREZLENME, ÇEREZCİLİK, ÇERERİŞMEK

9 harfli kelimeler

ÇEREMETÇİ, ÇERELTMEK, ÇERELMEYH

8 harfli kelimeler

ÇEREPENE, ÇERELMEK, ÇERERMEK, ÇEREZLİK

7 harfli kelimeler

ÇEREPNE, ÇEREZCİ, ÇEREŞNE, ÇEREŞME, ÇEREMÜK, ÇEREKCİ, ÇEREGER

6 harfli kelimeler

ÇEREKE

5 harfli kelimeler

ÇEREP, ÇEREN, ÇEREZ, ÇEREK

4 harfli kelimeler

ÇERE

Bazı kelimelerin anlamları

ÇERE

Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı.

ÇERERMEK

(Göz) açılıp parlamak.

ÇEREZCİLİK

Çerezcinin yaptığı iş.

ÇERELTMEK

Kızgınlıkla gözlerini fazla açıp bakmak.

ÇEREMETÇİ

Aceleci.

ÇEREZCİ

Çerez satan kimse.

ÇERERİŞMEK

Parıldaşmak.

ÇEREPNE

Ekmek pişirmek için topraktan yapılan çanak.

ÇEREZLİK

Çerez olabilecek şeyler. Çerez konulan kap.

ÇEREZLENME

Çerezlenmek işi.

ÇERESLENMEK

Çerez yemek.

ÇEREPENE

Ekmek pişirmek için topraktan yapılan çanak.

ÇERELMEK

Kızgınlıkla gözlerini fazla açıp bakmak. Hayvan, öldürücü ot yiyerek ölmek.

ÇEREZLENMEK

Çerez türünden bir şeyler yemek. Bir şeyden biraz yararlanmak, çimlenmek.

ÇERELMEYH

Kızgınlıkla gözlerini fazla açıp bakmak.

ÇERERÜBAKMAK

Gözlerini fazla açıp bakmak.

  -   -   -  

Anlamında ÇERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATIŞTIRMALIK

Çerez. Atıştırmaya yarayan.

FRENGİ

Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis. Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

GEÇİŞİM

Geçişme işi, tedahül. Belirli bir işi yapma yeterliliğinin ilişkili veya bağlantılı başka bir işi yapma sonucunda artması, intikal. Yarı geçirgen bir zarla birbirinden ayrılmış iki sıvının karşılıklı geçerek birbirine karışması, hulul, ozmoz.

DEVİMSEL

Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.

ÇELİKLİ

Çeliği olan, çelik içeren. Çelikle kaplı.

FACİALI

Facia içeren, facia gibi karşılanan.

HEMOGLOBİN

Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein.

GIRTLAK

Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere. Yiyip içme. Ses rengi, yapısı.

APERİTİF

Ön içki. Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

GİDİMLİ

Bir tasarımdan ötekine geçerek, çıkarımlar yaparak, bir önermeden ötekine mantıksal bir yolla ilerleyip parçalardan bütünlüğü olan bir düşünce kuran (düşünce yolu).

BAKIRLI

Bakır içeren (maddeler).

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

FİRİK

Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.

HAKARETAMİZ

Hakaret içeren, hakaret dolu.

BASINÇÖLÇER

Hava basıncını ölçerek yer yükseltilerini ve hava değişimlerini tespit etmek için kullanılan alet, barometre.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

GÖNDERİM

Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge.

İÇERİKLİ

Herhangi bir niteliği, özelliği içeren, muhtevalı.

ÇATKI

Uç uca, birbirine çatılan şeylerin bütünü. Bir işin bütününün veya parçalarının bir araya getirilmesinde uyulan yöntem. Alından geçerek başın çevresine çember gibi bağlanan bağ, kaşbastı. Sehpa.