Kelimeler arşivi içinde; başında "çer" olan, toplam 157 adet kelime bulunmaktadır. çer ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çer ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çer olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇERÇEVELETEBİLMEK, ÇERÇEVELEYEBİLMEK
ÇERÇEVELETEBİLME, ÇERÇEVELETTİRMEK, ÇERÇEVELEYEBİLME
ÇERÇEVELETİLMEK, ÇERÇEVELETTİRME
ÇERÇEVELETİLME, ÇERKEZMÜSELLİM
ÇERÇEVELENMEK, ÇERÇEVELETMEK, ÇERÇEVELEYİCİ
ÇERÇEVECİLİK, ÇERÇEVELEMEK, ÇERÇEVELENME, ÇERÇEVELETME, ÇERERÜBAKMAK, ÇERKEZTAVUĞU
ÇERÇEVELEME, ÇERÇİDERESİ, ÇERESLENMEK, ÇEREZLENMEK, ÇERHİFELEYH, ÇERİBAŞILIK, ÇERMELENMEK, ÇERPELENMEK, ÇERZELENMEK
ÇERÇEVESİZ, ÇERÇİALANI, ÇERERİŞMEK, ÇEREZCİLİK, ÇEREZLENME, ÇERGECİLER, ÇERGECİLİK, ÇERGİCİLİK, ÇERİKLEMEK, ÇERİLENMEK, ÇERMELEMEK, ÇERMENMEYH, ÇERPTİRMEK
ÇERÇEVECİ, ÇERÇEVELİ, ÇERÇİKAYA, ÇERÇİOĞLU, ÇERELMEYH, ÇERELTMEK, ÇEREMETÇİ, ÇERİLEMEK, ÇERKEZKÖY, ÇERKEZLİK, ÇERLENMEK, ÇERLETMEK, ÇERMENMEK, ÇERPİNMEK, ÇERVİŞSİZ
ÇERÇELLİ, ÇERÇİKÖY, ÇERÇİLER, ÇERÇİLİK, ÇERDİĞİN, ÇERELMEK, ÇEREPENE, ÇERERMEK, ÇEREZLİK, ÇERGEBAZ, ÇERHEMEK, ÇERİBAŞI, ÇERİKÖZÜ, ÇERİPENE, ÇERKELEZ, ÇERKELLİ, ÇERKEMEK, ÇERKENEZ, ÇERKEŞLİ, ÇERKEZCE, ÇERKİNEZ, ÇERLEMEK, ÇERPEŞİK, ÇERPEŞÜK, ÇERPİNTİ, ÇERTEVÜL, ÇERVİŞLİ
ÇERALAN, ÇERÇEKİ, ÇERÇEVE, ÇERÇİBE, ÇERÇİCİ, ÇERÇİFE, ÇERÇİLİ, ÇERÇİVE, ÇERDEYH, ÇEREGER, ÇEREKCİ, ÇEREMÜK, ÇEREPNE, ÇEREŞME, ÇEREŞNE, ÇEREZCİ, ÇERGECİ, ÇERGİCİ, ÇERİKLİ, ÇERKENE, ÇERMAYI, ÇERPMEK, ÇERŞEFE, ÇERTMEK
ÇERÇEF, ÇERÇEN, ÇERÇİL, ÇERÇÖP, ÇERDEK, ÇEREKE, ÇERGEL, ÇERGEN, ÇERGÖZ, ÇERİCİ, ÇERKEL, ÇERKEN, ÇERKES, ÇERKEŞ, ÇERKEZ, ÇERLER, ÇERMEK, ÇERMİH, ÇERMİK, ÇERMÜK, ÇERPEZ, ÇERŞAF, ÇERŞOV, ÇERTİK, ÇERTME, ÇERTÜK, ÇERVİŞ
ÇERAĞ, ÇERAH, ÇERCE, ÇERÇİ, ÇERDE, ÇEREK, ÇEREN, ÇEREP, ÇEREZ, ÇERGE, ÇERGİ, ÇERGO, ÇERİK, ÇERKE, ÇERLİ, ÇERMA, ÇERME, ÇERPİ, ÇERTE
ÇERA, ÇERE, ÇERH, ÇERİ
ÇER
ÇER
Memeli hayvanların kızgınlık zamanlarında ve doğumları yaklaşınca dişilik organlarından akan sıvı. Yaramaz (çocuklar hakkında). Zehirli küçük böcek. Hayvan anlamında kullanılır: Çer gelmiyor ki. Hastalık (daha çok hayvanlar hakkında): Çer değmiş at kaçtı. İlenç olarak söylenir: Çer deye. Kayısı kurusu.
ÇERÇEVELETTİRME
Çerçevelettirmek işi.
ÇERÇEVELEYEBİLME
Çerçeveleyebilmek işi.
ÇERÇEVELENMEK
Çerçeve içine alınmak.
ÇERKEZMÜSELLİM
Tekirdağ kenti, Hayrabolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇERÇEVELEYEBİLMEK
Çerçeveleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇERÇEVELENME
Çerçevelenmek işi.
ÇERÇEVELEMEK
Bir şeyi çerçeve içine almak. Bir şeye çerçeve geçirmek.
ÇERÇEVELETMEK
Çerçeve geçirtmek.
ÇERÇEVELETİLME
Çerçeveletilmek işi.
ÇERÇEVELETTİRMEK
Çerçeveleme işini yaptırmak.
ÇERÇEVELETİLMEK
Çerçevelenmesi sağlanmak.
ÇERÇEVELEYİCİ
Çeşitli sinema aygıtlarında, kayan resmi çerçeve çizgisi görünmeyecek biçimde düzelten bölüm.
ÇERÇEVELETEBİLMEK
Çerçeveletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇERÇEVELETEBİLME
Çerçeveletebilmek işi.
ÇERÇEVECİLİK
Çerçevecinin yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
ANLAMLI
Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
ANTİKATOT
Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.
ALKALİMETRE
Alkaliölçer.
ALTİMETRE
Yükseklikölçer.
AKSELEROMETRE
İvmeölçer.
ASİDİMETRE
Asitölçer.
AMPERMETRE
Akımölçer.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ASESBAŞI
Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ANEMOMETRE
Yelölçer.
ATIŞTIRMALIK
Çerez. Atıştırmaya yarayan.
ASES
Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.
AMPERÖLÇER
Akımölçer.
AREOMETRE
Sıvıölçer.
APERİTİF
Ön içki. Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek.