Kelimeler arşivi içinde; başında "çet" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. çet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇETREFİLLEŞMEK, ÇETİNLEŞTİRMEK
ÇETREFİLLİLİK, ÇETELEŞTİRMEK
ÇETELEŞTİRME
ÇETREFİLSİZ, ÇETREFİLLİK, ÇETİNLEŞMEK
ÇETEDERESİ, ÇETREFİLCE, ÇETELEŞMEK
ÇETELEŞME, ÇETİKÖREN, ÇETELEMEK, ÇETECİLİK
ÇETELECİ, ÇETİNLİK, ÇETREFİL, ÇETİBETİ, ÇETİBELİ
ÇETENEK, ÇETİNCE, ÇETENLİ
ÇETENİ, ÇETENE, ÇETELE, ÇETECİ, ÇETARİ, ÇETARE
ÇETİH, ÇETİK, ÇETĞİ, ÇETİN, ÇETEN, ÇETEL, ÇETEK
ÇETİ, ÇETE
ÇET
ÇET
İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.
ÇETİNLEŞMEK
Çetin duruma gelmek.
ÇETİNLEŞTİRMEK
Çetin duruma getirmek.
ÇETREFİLLİLİK
Çetrefilli olma durumu.
ÇETREFİLLEŞMEK
Çetrefil duruma gelmek.
ÇETELEŞMEK
Çete durumuna gelmek.
ÇETİKÖREN
Bolu ili, Dörtdivan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÇETELEMEK
Veresiye hesap açmak. Çapalamak.
ÇETECİLİK
Çetecinin yaptığı iş.
ÇETELEŞME
Çeteleşmek işi.
ÇETELEŞTİRMEK
Çete durumuna getirmek.
ÇETREFİLLİK
Çetrefil olma durumu.
ÇETELEŞTİRME
Çeteleştirmek işi.
ÇETREFİLSİZ
Basit ve anlaşılması kolay olan.
ÇETEDERESİ
Çorum ili, Alaca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇETREFİLCE
Biraz çetrefil.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
ÇETİNLİK
Çetin olma durumu, sertlik.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
FAÇETASIZ
Üzerinde façetaları bulunmayan.
GERİLLA
Düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk. Bu topluluktan olan kimse. Bağımsız bir biçimde hareket eden çete.
FAÇETALI
Üzerinde façetaları bulunan.
REÇETELİ
Reçete karşılığında satılan (ilaç).
MÜŞKÜL
Güç, zor, çetin. Engel, güçlük, zorluk.
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
GANGSTER
Yasa dışı işler yapan çete üyesi. Herhangi bir çıkar için her türlü kötülüğü yapan kimse.
ÇETECİ
Çeteden olan kimse.
ÇETİNCE
Çetin. (çeti'nce) Çetin bir biçimde.
KAPTAN
Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
ÇEKİŞMELİ
Çekişmeye yol açan. Sert, çetin, zorlu bir biçimde.
KAŞALOT
İspermeçet balinası. Aptal, budala.
PIRLANTA
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas. Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.).
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
DİKENLİ
Dikenli olan. Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer). Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren.